a

Muhalefet üzerine…

Mesela Bursa’da 6’lı masanan en güçlü iki partisi olan CHP ve İYİ Parti… İkisininde il başkanları ve teşkilatları bilindik eskimiş siyasi yöntemlere sarılıyor. Dahası bariz şekilde kendi yönetimlerindeki belediyeler ve alanlardaki benzer olumsuzlukları görmeden, görmek istemeden rakibindeki yanı olumsuzlukların üzerinde tepiniyor.

“Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım” der Mevlana. Dünde kalarak yarını karşılamanın mantıksızlığı ve makülsüzlüğü ortada. Dünden ilham alıp yarına yürümektir aslolan.

Bugün Bursa’daki muhalefetin kahir ekseriyetinin yaptığı dünden kalan slogan ve yöntemleri kullanarak, sonuca gitmek. Ama bunun artık bu çağda ve bu düzeyde bir sonuç vermeyeceğini anlamalılar.

Basit provakatif eylemler, basit algı oyunları vs. Bunlar iş görmez. Günümüzde insanlar cekleri cakları değil ikna edecek formül ve sonuçları istiyor. Yani ne yapacaksın, sonuçta ne olacak. Bunu anlatacaksın ama ikna edeceksin.

Yoksa eşeğe binip ulaşım eleştirisi yapmakla, karne hazırlayıp kent yöneticilerini sözüm ona değerlendirmekle sonuca gitmek mümkün değil. Arkanızda rüzgar yoksa rüzgarı oluşturmak sizin işiniz. Bunu da 1980’lerin 90’ların siyasi anlayışları ve ritüelleri ile yapmanız pek mümkün görünmüyor.

Mesela muhalefet partileri devlet yardımlarının büyük kısmını algı ve anket oyunlarına harcıyor. Bununla kamuoyunu etkileyeceğini sanıyor.

Oysa anketlerde ne çıktığına bakmıyor vatandaş. Neye ihtiyacı olduğuna bakıyor ve bu ihtiyaçlarının karşılanması ile sorunlarının çözümü için kimin ne yapacağına bakıyor.

AK Parti ve Cumhurİttiefakı’nı güçlü kılan kısım da tam bu zaten. AK Parti ve Cumhur İttifakının ortaya koyduğu bir hikaye var. O hikayenin üzerine konulacak bir hikaye yazmadan iktidarı değiştirme söylemi ancak fantezi olarak kalır.

Mesela Bursa’da 6’lı masanan en güçlü iki partisi olan CHP ve İYİ Parti… İkisininde il başkanları ve teşkilatları bilindik eskimiş siyasi yöntemlere sarılıyor. Dahası bariz şekilde kendi yönetimlerindeki belediyeler ve alanlardaki benzer olumsuzlukları görmeden, görmek istemeden rakibindeki yanı olumsuzlukların üzerinde tepiniyor.

Onlar tepindikçe kendi belediyelerinin sıkıntıları önlerine konuluyor. O halde bir yanlışı siyaseten kullanabilmek, bir ekiği ortaya siyaseten koyabilmek için öncelikle bu yanlış ve eksiği yapmıyor olmanız lazım.

Misal yeni bir sanayi kurulmasın diye CHP İl Başkanı Soğuksu’ya gitmiş basın açıklaması yapmış. Evet tarım arazilerine beton dökmenin bir mantığı yok. Tarım alanlarını koruyalım. Ama sadece Kestel’de korumayalım. Nilüfer’de de koruyalım mesela.

Bırak tarım alanlarını yeşil alanları bile betona çevirip balkonda saksıda sebze yetiştirmek gibi bir komikliğe girmeyelim. Yeşil alanı yok edip, tarım alanlarına rezidans yapıp sonra balkonda tarıma kalkarsan, gülerler kargalar bile bu eleştirilere.

İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu mesela. Tiyatral gösterilerle siyaset yapmaya bayılıyor. Ancak bugüne kadar ayağı yere basan Bursa için ikna edici çözüm önerileri ortaya koymuş değil.

Ya zaten cidi olsalar bugüne kadar çözüm önerilerini,eleştirileriyle birlikte kitap yapar, manifesto olarak kamuoyunun gündemine getirirlerdi. Daha ilerisini söyleyeyim. Projelerimiz var ama iktidar bizden alıp yapmasın diye bir bakış varsa o da memleket sevdası ile siyaseti bozar. Benim projelerim bunlar iktidar buyursun yapsın alkışlayalım der açıklarım. Yapamıyorsa ben yapacağım der siyasetin rüzgar alırım. Yeni siyaset anlayışı tabiki budur.  

Hasılı muhalefet sadece hayal kuruyor Bursa’da. Ne bursa’ya katkı sunuyor, ne gelecek için bir planları var. Zaten AK Parti sahaya indiğinden beri öyle ciddi bir sesleri de çıkmıyor. Muhalefete plan lazım ama önce keskin bir zihniyet değişimi lazım. İkincisi olmayınca birincisini elde etmek mümkün olmuyor.

Eğer ciddi bir değişim sağlayamazlarsa, bir kez daha hayallerini en yakın sahilden suya verecekler. 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

İcraat Yerine Laf Üretmenin Bedeli!