a
  • Haberyum
  • Yazarlar
  • Kılıçdaroğlu’nun açıklaması Siyasetten ‘gidiş bileti’ demektir!

Kılıçdaroğlu’nun açıklaması Siyasetten ‘gidiş bileti’ demektir!

İsmail Taştan Yazdı: Kılıçdaroğlu’nun açıklaması Siyasetten ‘gidiş bileti’ demektir! Kılıçdaroğlu, ‘kendisini ele veren’ bir açıklama yaptı.

reklam

Kılıçdaroğlu’nun açıklaması

Siyasetten ‘gidiş bileti’ demektir!

Kılıçdaroğlu, ‘kendisini ele veren’ bir açıklama yaptı.

Salı günü partisinin grup toplantısında konuşurken, 

‘Beni tanıyorsunuz dostlarım. 

Nerede durduğumu biliyorsunuz? 

Bu sorulu cümlelerin devamı, asıl niyetinin habercisi gibiydi.

Nasıl savaşacağımı biliyorsunuz?

İşte bu cümle ile belki de şimdiye kadar sır gibi sakladığı asıl niyetini ortaya koymaktaydı.

Tamam, niyetini açıklarsın, tavrını ortaya koyarsın, muhalefet olarak yapman gerekendir.

Anlarız da, anlamadığımız şey şu;

Ne savaşı, neyin savaşıydı bu!..

Ha bu cümlelerin arasına bir de ‘sefere çıkmak’ gibi ilginç bir argümanı vardı.

‘Bu bir seferdir. Yeni bir siyasete, fırsatlara, Allah’a bir seferdir bizim seferimiz’. 

Ne diyelim, gazan mübarek olsun!..’

Veee… kendisini ele veren, şimdiye kadar korkarak sakladığı asıl niyetini açığa vuran, o can alıcı cümle dökülüverdi orta yere.

‘Ben hazırım. Mücadeleye hazırım’. 

Siz de bu sefere çıkmaya hazır mısınız? Biz hazır mıyız? Değişmeye ve değiştirmeye hazır mıyız? 

Böylece, Kılıçdaroğlu, bu konuşmasıyla adaylığını parti tabanına ilan etmiş oldu.

kilicdaroglu na gore iktidar abdullah gul den korkuyor 769612 5 1

***

Bu kadar laf kalabalığına ne gerek var.

Sen ana muhalefet partisi başkanısın, Millet İttifakı’nın baş aktörüsün, 

Vee.. ‘Dostlarım’ dediğin şer cephesinin de vazgeçilmez oyun kurucususun.

‘Ben cumhurbaşkanlığına adayım’ dersin, olur biter.

Buru söylemek bu kadar kolay ve basit.

De…

Söyleyemez.

Çünkü sıkıntısı var.

Aday olsa da olmasa da her iki durumda Kemal Bey gitti gider! 

Durdurana aşk olsun!

İşin aslı, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı parti içerisinde ısıtılıyor. Kamuoyuna yansıyan açıklamalar da bunu gösteriyor.

Buna rağmen, parti tabanı Kılıçdaroğlu’nun aday olmasını hiç istemiyor.

Gerekçeleri çok net.

Kılıçdaroğlu aday olursa kaybederiz batarız!’tepkileri çığ gibi.

CHP Tabanı istemiyor, inanmıyor isyan ediyorsa, benimsemiyorsa…

başka çareler olmalı. O çareyi yine parti tabanında, hatta taşra teşkilatlarında görmek mümkün.

CHP tabanında, ‘İmamoğlu ya da Yavaş olmalı’sesleri yüksek tonda yankılanıyor.

CHP’liler cephesinde çok manidar bir cümle dolaşıyor: 

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’de başarılı olamadı. Ana muhalefet lideri olarak umut vermiyor. Kılıçdaroğlu’nu beğenmiyorum…

Kısacası, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına tek kötümser bakan kesim CHP tabanı olarak görülmekte.

*​*​*

Tamda sırası gelmişken, üçüncü göz olarak biz soralım.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a karşı kazanabilir mi?

Cevap, CHP’lilerle aynı sonuç veriyor.

Hayır, kazanamaz.

Anketlerde aynı sonucu veriyor.

Eşleşmeli anketlerde Erdoğan yüzde 45’in üzerine çıkarken, Kılıçdaroğlu,partisinin oy oranı seviyesinin biraz üzerinde yüzde 27 seviyesinde kalıyor.

Parti kademelerinde ve tabanda daha önemlisi parti içi muhalif cephede gizliden gizliye iki önemli argüman fısıltı gibi dillendiriliyor.

‘Ya Kılıçdaroğlu’ndan kurtul, ya da CHP’yi Kılıçdaroğlu’ndan kurtar’

Bu vahim talep, CHP için bir ‘paradoks’ olsa gerek.

Kılıçdaroğlu’nun çıkışıyla, CHP’de cumhurbaşkanı adayı olarak İmamoğlu ve Yavaş geri plana düştü, 

Kılıçdaroğlu öne çıktı…

Peki neden?

Nedenler önem arz etmekte?

Siyasal zeminde toplumda yerleşik bir algı oluşmuş durumda haklı olarak.

‘Korkuyor mu? Neden aday olmuyor?’

Önce, ‘İmamoğlu ile Yavaş’ın adı neden ikinci plana düştü? sorusuna cevap arayalım.

Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterirse, İstanbul’u kaybeder

odatv imamoglu na yonelik suikast emri verilen isid militanlari yakalandi 811826 5

Yine aynı şekilde Mansur Yavaş’ı aday gösterdiğinde ise bu kez de Ankara’yı kaybeder.

Zira; İstanbul, Ankara, Eskişehir ve bazı şehirlerde CHP yerel yönetimleri ‘Topal Ördek’ durumunda. AK Parti’nin meclis üstünlüğü söz konusu.

Başkan gidince, AK Parti başkanlığı boşalan ili yeniden kazanmış olur.

Bu yıllar sonra kazanılmış şehirleri, Kılıçdaroğlu’nun yanlış stratejisi yüzünden yeniden kaybetmek anlamına gelir. 

Dolayısıyla böyle bir sonuç da kendisi adına ağır bir siyasi fatura çıkartır.

Ayrıca ittifak cephesini dahi dağıtabilecek bir sonuç da söz konusu.

Çünkü bu gruplaşmalar hem partiye hem ittifaka zarar vereceği aşikardır.

Ekremciler ve Mansurcular gibi gruplaşmaların da önüne geçilemez.

1040940016 0 0 1368 742 1000x541 80 0 0 aa5955844e19e4a079ed935acc5258e5

Geriye kalıyor, kendisinin aday olmasıdır.

Aday olmazsa, en başta, CHP kadrolarında ve parti tabanında güven erozyonu yaşayacak. Toplumda güvenilir bir siyasetçi olmadığı algısı iyice en üst seviyeye çıkacak.

Burada ise Kılıçdaroğlu’nu bekleyen iki kesin sonuç var.

Aday olduğunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yarışacak.

Kaybedecek, bu kesin.

Çok daha kesin olan ise, CHP Genel başkanı olarak girdiği ‘10 seçim kaybetmesine rağmen, tam 6 kez genel başkanlık koltuğuna tek adaylı seçilmesi ile kırdığı sözde demokrasi! rekorunu ve koltuğu külliyen kaybedecek olması.

Her iki sonuçta Kılıçdaroğlu’nun gidiş bileti demektir.

İhtimal ise, kendisinden beklenebilecek olandır.

Nedir o; 

Seçim yaklaştıkça, Erdoğan’a karşı kaybedeceği netleştikçe, çark edebilir.

Yeni, kendisini şanslı görmez se (ki mümkün değil) anında diğer adayları devreye sokabilir.

İşte bu mümkündür. Beklenir.

Bütün bunlara rağmen, Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı’ konusunda önemli bir çıkış olarak yorumlandı.

*​*​*

Siyasette ilginç gelişmeler yaşanır oldu.

Malum, erken seçim söylemleri muhalefetin dilinden düşmüyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her seferinde sandığın milletin önüne konulacağı tarih olarak 2023’ü gösteriyor.

secim aa 16 9 1549985761 16 9 1550337438

Yani, muhalefete, ‘boşuna heveslenmeyin, bekleyeceksiniz’ mesajıyla yasal süreyi işaret ediyor.

Erken veya zamanında seçim konuşulsa da, aslında Tartışmalar daha ziyade ‘Cumhurbaşkanlığı’seçimine odaklanmış durumda.

Öyle ya; Cumhurbaşkanlığını kazanan ittifak, ‘iktidar’ oluyor.

Dolayısıyla iktidar ve muhalefet cephelerinde Cumhurbaşkanı adaylarını konuşmak tartışmak en doğal siyasi durum olacaktır.

Cumhur İttifakı cephesinde aday tartışmasız belli: 

Recep Tayyip Erdoğan.

erdogan ulkemizde herkesin hayat kalitesi gectigimiz 19 yilda yukselmistir 894542 5

Kaldı ki, Cumhur İttifakı’nın güçlü ve kararlı ortağı MHP lideri, Devlet Bahçeli, bunu aylar öncesinden kamuoyuna açıklamıştı.

Millet İttifakı cephesinde ise durum hayli karışık.

Karışıklıktan da öte başlı başına bir muamma. 

Soru işaretleriyle dolu. Bilinmezlikler söz konusu.

Bir netlik ve bir netice henüz görünmüyor.

Hal böyle olunca, ilk akla gelen soru doğal olarak şu:

Muhalefet ortak aday mı çıkartacak, 

Yoksa, her parti kendi adayı ile mi yarışa katılacak?

Henüz bilinmiyor. Millet bilmiyor.

Millet İttifakı’nda şimdilik “ortak aday” eğilimi vargibi görünüyor.

Ancak; Millet İttifakı ortak aday, yani ‘çatı aday’çıkartırsa, o adayın kim olacağı konusunda bir netlik yok.

Ayrıca, dışarıda bırakılan HDP ile Millet İttifakı arasında da çözümü mümkün görünmeyen ciddi bir “çıkmaz” söz konusu değil mi?

İşin püf noktası da burası..

O çıkmaz, nasıl aşılacak veya aşılamazsa ne olur?

Buda ikinci soru olabilir.

Dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım.

HDP ittifak dışına itilirse, ilk turda kendi adayını çıkartır. Bunu bir kenara yazalım.

İkinci aşamada ise, HDP seçmenin önemli bir çoğunluğu, Millet İttifakı adayına oy vermez. Bir bölümü AK Partiye, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelir, diğer kalan kesimde, sandığa gitmez.

Ancak Millet İttifakı’nda adaylık konusu daha çok su kaldırır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Bozbey’in sahaya inmesi‘Beyhude’ bir heves mi?

HIZLI YORUM YAP