İran’da son günlerde sürdürülen protestolarda başlayan eylemler, gece yarısından itibaren şiddete dönüştü. Hami Hamedi öne sürdüğü görüşlerle, ilk aşamada barışçıl görünen gösterilerin provokatör gruplar tarafından yönlendirildiğini belirtti ve bazı noktaların bu adreslerden etkilenmiş olabileceğini ifade etti.
Gözlemler, Qaj Meydanı gibi yoğun noktaların, güvenlik güçleri ile siviller arasındaki gerilime sahne olduğunu gösterdi. Bazı kişilerin polis kameralarını devre dışı bırakarak araçlara zarar verdiğini aktaran açıklamalar, dış güçlerin planlı müdahalesine işaret etti.
Olaylar sırasında gençleri banka vitrinlerini kırmaya ve kamu mallarına zarar vermeye yönlendiren grupların varlığı da kaydedildi. Mescitlerin yakılması ve kamu binalarının tahribi, halk tepkisi değil, provokasyon olarak nitelendirildi.
İlk günlerde artış gösteren gerilim, Reza Pehlevi’nin çağrılarına rağmen cumartesi günü olaylarda yaklaşık %60 oranında azalma gösterdi. Sahadaki gözlemler, meydanlarda resmi destek ya da bağımsız protesto gösterisinin bulunmadığını ortaya koydu.
Dördüncü gün itibarıyla İnkılap Meydanı ve diğer kentlerde insanlar, İslam Cumhuriyeti’ne destek için sokaklardaydı; hükümetlerin ve ülkelerinin arkasında durduklarını göstermek amacı taşıdıkları kaydedildi. Gençler ve esnaf, geleceğe dair endişelerini dile getirirken, hükümetin talepleri karşılamakla yükümlü olduğu vurgulandı.
Çeşitli aktörler, kaos ya da dış düşman dalgasına kapılmadan değişimin yolunun, barışçı ve yapıcı çözümlerden geçtiğini savundu. Yetkililer ve analizler, toplumun geniş kesimlerinin refahı için istikrarlı adımların önemine dikkat çekti.
