Hindistan’da yaşanan enerji ve değerli metal piyasa hareketleri, ülkenin ekonomik görünümünü derinden etkiliyor. İran ve İsrail arasındaki çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel petrol fiyatlarını %70 oranında yükseltti ve bu durum Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkeleri zor durumda bıraktı. Başbakan Narendra Modi, halkını vatanseverlik yönünde teşvik ederek, altın alımlarını durdurmak ve ülkenin çıkarlarını korumak amacıyla önemli adımlar attı.
Modi hükümeti, sadece üç gün sonra altının ithalat vergisi oranını %6’dan %15’e yükseltti. Bu karar, yıllık 72 milyar dolar değerinde altın ithalatı yapan Hindistan ekonomisine yeni bir boyut kazandırdı. Hem petrol hem de altın alışlarının ABD doları ile yapılması, Hindistan Rupisi üzerindeki değer kaybını hızlandırıyor ve enflasyon endişelerini artırıyor.
Ticareti büyük ölçüde mücevher sektörüne odaklanan Hindistan’da, yeni vergi ve kısıtlamalar panik yaratırken, sektör temsilcileri Covid-19 döneminden daha kötü bir duruma işaret ediyor. Ülke, dışarıdan yaklaşık 700 ton altın ithal ediyor ve toplam ithalatın %90’ını dış kaynaklardan sağlıyor. Bu sınırlamalar, özellikle kuyumculuk sektörünü derinden etkiliyor ve işletmeler satış yapmadan aylar geçirebilecekleri endişesinde.
Ayrıca hükümet, ekonomik kriz ve enerji maliyetleri artışını gerekçe göstererek halktan toplu taşıma kullanımı, evden çalışma ve yurtdışı seyahati gibi tasarruf önlemleri talep ediyor. Altın fiyatları ons başına 5 bin doları aştı ve küresel piyasalar üzerindeki etkisi merak edilen konular arasında yer alıyor. Ancak, Hindistan’ın bu yeni kısıtlamalarının dünya genelinde talebi ne ölçüde azaltacağı henüz belirsizliğini koruyor.
