Bursa’nın doğal güzellikleri ve gelişmişliğiyle öne çıkan şehir olmasına rağmen, son yıllarda özellikle orman alanları ve yeşil alanlar konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Özellikle orman yangınları ve planlamadaki eksiklikler, şehrin ekolojik dengesini tehdit eder hale geldi. Peki, Bursa neden son dört yıldır yeni ormanlandırma projelerine dâhil edilmiyor, bu durumun ardında yatan sebepler neler olabilir? Bu sorulara cevap ararken, karşımıza çıkan önemli bir detay, Orman Genel Müdürlüğü’nün uyguladığı “Özel Ağaçlandırma” yönetmeliği oluyor.
Orman Genel Müdürlüğü’nün 2012 yılında yayımladığı ve 2017 yılında güncellenen bu yönetmelik, aslında ülkedeki pek çok ilde uygulamaya konulmuş olsa da, ne yazık ki Bursa bu listeye dâhil edilmemiş durumda. 2021’den itibaren kabul gören listede, Adıyaman, Ankara, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hakkari, Kahramanmaraş, Kilis, Mardin, Nevşehir ve Şanlıurfa gibi iller yer alırken, Bursa’nın bu kategoriye alınmaması, başta merak uyandırıcı ve düşündürücü bir durum.
Özel Ağaçlandırma nedir sorusuyla başlamak gerekirse; bu kavram, asli ve odun dışı orman ürünlerinin üretimi amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerin, devletin izin verdiği alanlarda, bölgeye uygun meyve ağaçları veya ormanlık bitki türleriyle yapılan ağaçlandırma faaliyetlerini ifade ediyor. Hedef ise, hem çevreyi korumak hem de ekonomik değer yaratmak. Günümüz iklim şartlarının ve özellikle son zamanlarda yaşanan orman yangınlarının ardından, bu tür projelerin önemi daha da arttı. Ne var ki, Bursa’da son haftalarda çıkan yangınlar hepimizi derinden etkiledi, içimiz yandı, ciğerlerimiz yandı. Buna rağmen, maalesef, Bursa’nın özel ağaçlandırma konusunda projeye alınmaması ve izinlerin verilmemesi, akıllarda soru işaretleri bırakıyor.
Bursa’daki bir köylü vatandaşımızın Milletvekili’ne ulaşan ve dile getirdiği şu çağrı çok önemli: “Sayın Vekilim, Orman Genel Müdürlüğü’nün Özel Ağaçlandırma diye bir yönetmeliği bulunuyor. Her yıl Nisan ve Eylül aylarında, belirlenen illerde başvurular yapılıyor, özellikle boş ve yeterince ağaç bulunmayan orman parselleri öncelikli olarak seçiliyor. Bölgelerine uygun meyve fidanları ve odun dışı ürünler buradan temin edilerek, 49 yıllığına kiraya veriliyor. Ama üzülerek görüyoruz ki, Bursa 4 yıldır bu başvurulardan mahrum bırakıldı. Bu durum çok sayıda insanı mağdur ediyor. Bu sadece bireysel bir talep değil, Bursa genelini ilgilendiren büyük bir sorun…” şeklinde ifadelerle durumu özetliyor.
Bursa’nın ormanlara ve yeşil alanlara ihtiyacı her geçen gün artarken, aynı zamanda son yangınlarda görüldü ki, çevreyi koruma ve doğanın hayatta kalması adına büyük adımlar atılması gerektiği aşikar. Ne var ki, kimi çevrelerin ve bazı çıkar gruplarının, Bursa’da ormanlara ve doğaya müdahale etmek istediği biliniyor. Yatırımcılar ve inşaat sektörüne yönelik rant ortamı, özellikle ormanlık ve tarım alanlarının hızla beton yığınlarına dönüşmesine sebep oluyor. Yeşil Bursa’nın ekosistemine ve tarımsal potansiyeline son darbe ise, yanan ormanlık alanlara yeni konutların yapılması planlarıyla gelmekte. Bu gelişmeler, tüm Bursa halkını derinden kaygılandırmalı.
Bu noktada, Bursa milletvekilleri ve yerel idareler büyük görevler üstlenmeli, Orman Genel Müdürlüğü’nün Bursa’ya yönelik bu “ambargosunu” kaldırmalı, şehrin doğasına sahip çıkmalı ve sürdürülebilir bir kalkınma planını hayata geçirmeli. Her ne kadar, şehrin kalkınma planları gereği, konut ve sanayi alanlarının genişlemesi kaçınılmaz olsa da, çevre ve insan sağlığı ön planda tutulmalı. Sesimizi yükseltmeli, doğadan ödün vermeden büyümeyi yeniden inşa etmeliyiz. Unutmayalım, Bursa’nın geleceği temiz ve yeşil bir doğada yaşamakla mümkün olacak. Hep birlikte el ele vererek, Bursa’yı yeniden doğa ile barışık bir şehir haline getirmeli ve ona sahip çıkmalıyız.


