a

Evliliklerdeki cinsel uyum

Evliliklerdeki cinsel uyumun derecesine gelin birde sizinle birlikte göz atalım.

“V.bey (34 yaş) ve R hanım (32 yaşında) her ikiside akademisyen ve beş yıldır
birbirini tanımaktadırlar. Bu çift, cinselliklerini çocuk doğurmadan önce terapide
normale döndürme şansı elde etmek için terapiye gelmişlerdir. R hanım daha önceki
ilişkilerinde cinsel yaşamında sık sık ağrı çekmiştir ve cinselliği çok az haz dolu
yaşamıştır. V bey son ilişkide Sadomazo- teknikleri kullanmaıştır ve kız arkadaşı
başlangıçta birlikte yapmıştır. Bu süreçten sonra cinsellik ona itici olmaya başlamıştır.
Kendisinden ayrılmıştır.

V bey evliliği öncesi üç uzun süreli karşı cins ilişkisi
yaşamıştır. V bey ilişkiyi korumaya yönelik kadınları değil, mesleki kariyerinine destek
olacak kadınları istemiştir. Son ilişkisinden sonra yeni bir kadın partner edinememe
konusunda kaygı ve korkuya kapılmıştır. Nihayetin V bey eş bulma sitesine üye
olmuş ve R hanımıda bu siteden tanımıştır.

R hanım cinsel ilişkide kendini bir odun
parçası gibi hissettiğini söylemiştir. Dokunmada çok az duyumsamalar yaşadığını ve
eşiyle yakınlaşmasında da bunun gelişmediğini ifade etmektedir. Bunun dışında
eşiyle ilişkisi güven ve sevgi dolu olduğunu ifade etmektedir. Eşinin dış görünüşüde
kendisine oldukca hoş gelmektedir.

Adet kanaması döngüsü sürecine göre idrar
torbasının dolu olduğu ve yastıkla sürtündüğü zamanlar haz alma duygusunu
artırmayı denemektedir. Kendisini uyarma süreçlerinde de kendini orgazm
edemediğini söylemiştir.

V bey bu süreçte üzüldüğünü söylemektedir. Çünkü eşini
sevdiğini, onunla iyi anlaştığını ve ilişkide kendini güvende hissettiğini söylemektedir.
R hanım aşağı yukarı iki ayda bir V beyi elle orgazm etmesi sıkıntılı bir hal almaya
başlamıştır. Bu durumlarda aldığı haz sonrası, eşine karşı kendini kötü hissetmeye
başlamaktadır.

Daha yakın sorularda eleştirilme kaygısı ve başarısız görülme kaygısı
ve daha özel isteklerinin veya alışılmadık cinsel uygulamalarının olduğuna yönelik
suçlanmaların dile getirilmesi onun en büyük korkusunu ifade etmektedir. “

Çift terapisine baktığımızda;
1.a)Eşinizin hangi sürekli davranışı sizi rahatsız ediyor?
b)Evlenmeden önce evlilikle ilgili fikriniz neydi?
c)Evliliğinizin hedefi nedir?
d)İnançlarınızı anlatabilirmisiniz?
C)2. Yüksek zarardan kaçınma, düşük kendini yönetme
özelliklerinin azalmış evlilik uyumu ve azalmış cinsel doyumla ilişkisi
bulunmuştur. Azalmış cinsel doyumun azalmış evlilik uyumu ile
ilişkili olduğu görülmüştür.

Kişilik özellikleri ile cinsel doyum arasındaki ilişkide evlilik
uyumunun aracı etkisi görülmezken, kişilik özellikleri ile evlilik uyumu
arasındaki ilişkide cinsel doyumun aracı etkisi bulunmuştur. Kendini
yönetme karakter özelliği, evlilik uyumunu cinsel doyum üzerinden
yordamaktadır.İliskide cinsel sapkınlıkların olması cinsel birliktelikte uzun sureli ve
devamlı cinsel isteği körelttiği gözlenmiştir.


C)3. Kişi yaşamında önemli bir yeri olan savunma mekanizmaları aynı zamanda
bağlanma stillerini etkileyebilmektedir. Bağlanma yaygın olarak kaygı azalmasının bir

aracı olarak görülür ve bireyin rahatlık ve güvence arayabileceği bir üs olarak
algılanır. Dolayısıyla içsel savunmada ilgili mekanizma ve bağlanma tarzı arasındaki
ilişki de açık bir şekilde artar.

Bu doğrultuda kişiler, güvensizlik duygularını
hafifletmeye yönelik mekanizmalar geliştirir. Bireylerin karşılaştıkları olaylara esnek
olmayan biliş yapısıyla tepki vermesi, onların psikolojik yönden olumsuz
etkilenmelerine yol açabilmektedir.

Bu vakada, yetişkinlerdeki savunma
mekanizmalarının bağlanma stilleri ve bilişsel esnekliği nasıl ve ne yönde etkilediği
değerlendirilmiştir.R hanım sürekli davranış biçimi olarak incinme stratejisini ortaya
koyuyor;V beyde eleştirilme ve başarısızlık kaygısıyla savunma strateisini ortaya
koyuyor.


Sağlıkla kalın…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Acının Siyaseti Olmaz Usta!..