Tomurcuk Kooperatifi Eğitim Merkezi Müdürü Yasemin Güler, engelli bireylerin topluma katılımını artırmaya yönelik çalışmalarını ve yaklaşan Bağımsız Yaşam ve Eşitlik Zirvesi’ni anlattı. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurulmuş özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin çocuklara sadece ayda sekiz saatlik bireysel eğitimle sınırlı kalmayan bir program sunulduğunu vurguladı.
Centre’nin faaliyetlerinde dans, müzik, spor, yoga ve drama gibi atölyeler gönüllü eğitmenlerle hayata geçiriliyor. Türk sanat müziği koromuz, perküsyon grubu ve dans ekibi ile Türkiye’nin pek çok yerinde konserler verilmesi, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri ve toplum içinde görünür olmaları için birer adım oluşturuyor.
Güler, “Çocuklarımızı topluma kazandırmak için çalışıyoruz. Çünkü toplumda hâlâ engelli bireylerin hiçbir şey yapamayacağı yönünde bir önyargı var. Bunu kırmak için her fırsatta farkındalık çalışmaları yürütüyoruz” dedi. 2017’de açılan Down Cafe ise dönüm noktası olarak öne çıkıyor; burada çocuklar misafirlere servis yapıyor ve iletişim kuruyor. Bu deneyim, onlara özgüven kazandırıyor ve işe yaradıklarını hissettiriyor.
Yetkililer, eğitim haklarıyla ilgili son yıllarda karşılaşılan sorunlara dikkat çekiyor. «Devletin tanıdığı sekiz saatlik eğitim hakkı, raporların yenilenememesi nedeniyle bazı öğrenciler için kesildi» diyen yetkililer, bunun çocukları eve mahkûm ettiğini belirtiyor. Zihinsel engelli bireyler için eğitim büyük önem taşıyor ve bu hak kaybı, öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. Her adımda farkındalık ve destek çabalarının sürdürülmesi gerektiğini vurguluyorlar.
