fbpx
a

Emanete heyecanla sahip çıkmak!

Tarihin ve atalarımızın emaneti Bursa’da, çok güzel şeyler oluyor. Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesinin ardından

Tarihin ve atalarımızın emaneti Bursa’da, çok güzel şeyler oluyor. Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesinin ardından daha bir özüne dönen, daha bir kültürel, tarihsel, sosyal ve tarihsel sorumluluğunu ortaya çıkaran adımlar atılıyor. Gurur duyuyoruz Bursamızla. 

Farkında olmak da dünya devi bir devlet kurmuş, Kurtuluş Savaşı’nın simgesi olmuş, binlerce alimin duasını almış bir şehirdir Bursa. Sultanlara evliyalara ebedi ev sahipliği yapan şehirdir Bursa. 

Vefanın ve vicdanın şehridir aynı zamanda Bursa. İşte Bursa Türk Dünyası Kültür Başkenti rütbesini de aldıktan sonra yapılan çalışmalar şehre ayrı bir heyecan getiriyor. Bursa 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Bursa’nın geçmişten bugüne tarihi ve kültürel süreçlerinin konuşulacağı “Tarih ve Şehir Sempozyumu” düzenleniyor.

Bu havanda su dövülen sempozyumlardan değil ama. Kente, insana, kültürel birikime, geleceğe katkı sağlayacak bir yapıda. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş,  sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada işte bu heyecanı yaşadığını salona da hissettirdi. 

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonunda yapılan sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, tarihi mirası yoğun şehirlerin hikâyelerinin yüzlerce hatta binlerce yıl öncesine uzandığını vurgulayan dile Aktaş, 1326 tarihinin Bursa’nın ve Bursa’ya benzeyen şehirlerin inşa, ihya ve imar sürecinin de başlangıç noktası sayıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bursa bu tarihten itibaren İstanbul’un fethine kadar sadece bir Osmanlı başkenti olarak kalmadı. 

Büyük bir şehir niteliği kazanması ve sürekli yenilenen ve genişleyen bir şehir olması noktasında sur dışına taşan yapılaşmasıyla önemli eserler kazandı. Bu sempozyumla amacımız Türk dünyası çerçevesinde Bursa’nın kültürel ve fiziksel tarihini, fetih öncesinden sosyo-kültürel kimliğine varıncaya kadar çeşitli perspektiflerle incelemek ve tanıtmaktır.”

Çok ama çok önemli bir çalışma gerçekten. Laf olsun diye değil eser olsun, vücut bulsun diye yapılan bir iş. Burada TÜRKSOY ve Bursa Valiliği’nin de katkıları önemli.

Nitekim Vali Yakup Canbolat, konuşmasında ipeğin ve zanaatın ilk merkezlerinden biri olan Bursa’nın, aslında yüzyıllarca Roma’nın görkemli hikayesinin düğüm noktasını oluşturduğunu, bu nedenle adını Bitinya Kralı Prusias’tan, ana karakteristik özelliğini de Osmanlı İmparatorluğundan aldığını hatırlattı.

Canbolat, “Bursa, 4 sultan döneminde oluşan şehir kültürüyle sadece bir devletin başkenti değil aynı zamanda yeni coğrafyalarda benzerleri tekrar tekrar üretilerek bir şehir prototipi de oluşturmuştur. El sanatları ve halk sanatları alanında UNESCO Yaratıcı Şehirlerarasında seçilen Anadolu’nun batıya açılan kapısı durumunda olan Bursamız, 2020 Yılı Kültür Başkenti Özbekistan’ın Hiva şehrinde düzenlenen Türksoy Kültür Bakanlığı Daimi konsey 38. dönem toplantısında 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmiştir. Bu paye, Bursamıza da oldukça yakışmıştır” sözleri Bursa’nın Kültür Başkenti olmasının ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor zaten.

Kent yöneticilerinin bu konuya olan hassasiyetleri Bursa’nın bir yıl taşıyacağı Kültür Başkenti rozetini bir başka şehre devrettikten sonra bile Türk dünyasının gözünün ve kulağının burada olacağını ispatlıyor. Türk dünyası ile Bursa arasında kurulan bu bağ, gelecekte eşsiz Türk şehri Bursa’nın Türk coğrafyasında çok daha kıymetli bir yere konumlanacağını da gösteriyor. 

Lütfen Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinliklerini takip edin ve mümkün oldukça katılın. 

Hem şehrin hem de Türk dünyasının derinliğini bir kez daha şahit olup gurur duyacaksınız!

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Büyükşen cinayetinde yeni gelişme