Dick Cheney, Irak işgalini savunan köklü bir muhafazakâr politikacı olarak uzun yıllar Amerikan siyasetinin gölgesinde kaldı. Baba Bush ve Oğul Bush yönetimlerinde farklı dönemlerde görev üstlenen Cheney, Körfez Savaşı sırasında Savunma Bakanı olarak orduyu yönetmiş ve daha sonra Başkan Yardımcısı olarak Beyaz Saray’da etkisini hissettirmiştir.

Genç Bush’un başkanlığına damgasını vuran kararlar sürecinde “icra kurulu başkanı” gibi bir konumda hareket eden Cheney, kritik noktalarda karar alma sürecine yön veren isimlerden biri olarak öne çıktı. Kalp hastalıklarına rağmen uzun yıllar görevine bağlı kaldı ve görevden sonra da bu kararlı duruşundan ödün vermedi.
11 Eylül 2001 saldırılarının ardından tartışmalı uygulamaları savundu; olağanüstü izleme, gözaltına alma ve sorgulama yöntemlerini destekledi. Cheney’nin Irak Savaşı konusundaki görüşleri, hükümet içerisindeki diğer şahinlerden bağımsız olarak zamanla yalnızlaşmasına yol açtı. Savaş konusunda yaptığı bazı öngörülerin doğrulanmaması, kariyerine gölge düşürdü; ancak kendi doğrularından vazgeçmediğini hep savundu.
Beş kere kalp krizi geçiren Cheney, yaşamının çoğunu sağlık sorunlarına rağmen sürdürdü; 2013 yılında yüzünde hâlâ bir minnet duygusu taşıdığını belirterek her yeni günü değerli bulduğunu ifade etmişti.
KIZI Liz Cheney ve Yeni Duruşlar— Cheney ailesinin siyasi etkisi, Liz Cheney’nin Wyoming’den Temsilciler Meclisi’ne girmesiyle daha görünür hale geldi. Liz, 6 Ocak 2021 baskınına ilişkin oylamada Donald Trump’a karşı bir tutum sergileyerek Demokratlar ve bazı bağımsızlar tarafından övgü topladı; bununla birlikte Wyoming Cumhuriyetçi Partisi tarafından yoğun eleştiriyle karşılandı.
Dick Cheney’nin diğer kızı Mary Cheney ise eşcinsel kimliğiyle kamuoyunda bilinen bir figür olarak yer aldı. Bu durum, Cheney ailesinin Cumhuriyetçi Parti içinde LGBTi+ haklarına karşı bazen farklı açıklamalara sahip olduğuna dair bir algı oluşmasına yol açtı.
