a
  • Haberyum
  • Bursa
  • DEVLETE MİLİTAN DİYEN, ÖNCE KENDİSİNE BAKMALI!

DEVLETE MİLİTAN DİYEN, ÖNCE KENDİSİNE BAKMALI!

Siyasette son günlerin en ‘ağır’ kelimesi nedir diye sorsalar, tereddüt etmeden ‘militan’ derim. Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediklerine bakılırsa, ‘herkes militan’.

reklam

Siyasette son günlerin en ‘ağır’ kelimesi nedir diye sorsalar, tereddüt etmeden ‘militan’ derim.

Ne yazık ki, ülkemizde siyaset yapan bazıları, ya da siyaset yaptıklarını sananlar, hem siyaseti, hem de siyaset ahlakını şirazesinden çıkarmakta pek maharetli!..

Bir önceki hafta Habertürk televizyonunda tartışma programına katılan

eski CHP milletvekili Berhan Şimşek, programda “Vali militan, kaymakam militan” diyerek, itham ve iftiralarda bulunmuştu.

CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da tez elden ‘devletin şahsiyetlerine’ yönelik ağır ithamlarda bulunmaktan çekinmeyen Berhan Şimşek’i savunmuştu.

Savunmak hafif kalmış olmalı ki, bizzat kendisi de ‘iftira ve itham’ yelpazesini daha da genişletmişti.

Söyledikleri kabul edilir değil, 

*        *        *

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediklerine bakılırsa, ‘herkes militan’.

Valiler, militan, kaymakamlar militan!.

Bunları eski vekilleri söylemişti zaten.

Yetinmedi. Yenilerini ekledi.

‘Hakimler savcılar da militan!’ dedi misal.

Diplomatlar da militan!.

İthamlarına bakılırsa,

Öğretmenler ve polisler başta olmak üzere memurların hepsi, kamu da görev yapan personel külliyen militanın önde gideni.

Dilin kemiği yok.

Ağzına geleni, kulağın duymuyorsa, salla sallayabildiğin kadar.

Devlet adamı olmak öyle herkesin karı değildir derler.

Peygamber Ocağı diye kutsal değerlerimiz arasında mümtaz bir yeri bulunan Ordumuzda eksik bırakılmadı.

Karda, kışta, yurdun her sathında, sınır boylarında vatan savunması görevi yapan tüm askerlere dahi dil uzatıldı. Onlar içinde  militan demekten kaçınılmadı.

Bu anlayış sahiplerine göre, Cumhur İttifakı ve AK Parti tepeden tırnağa militan.

Bunlar da kesmemiş olacak ki;

Cumhurbaşkanı, bakanlar, militan ithamından, iftirasından ayrı tutulmadı.

*        *        *

Yazık, hem de çok yazık.

Devletin şahsiyetine, devleti temsil eden şahsi kimliğe, devletin her kademesinde görev yapanları ‘militan’ olmakla ‘itham’ edeceksin, bin türlü ‘iftiralar’ yağdıracaksın…

Yazık ki, hem de ne yazık!

Hem bunları söylemekten çekinmeyeceksin,

Hem de, ‘militan’ olmakla itham ettiğin, ‘devleti’ yönetmeye talip olacaksın.

Bu kabul edilemez bir durum.

Millet buna izin vermez.

Vermedi de zaten.

Yoldaşları şaibeli hiçbir siyaset milletimizden iktidar vizesi alamamıştır.

Bundan böyle de alamayacaklardır elbette.

Terör örgütü ‘iltisaklı’ olanları görmezden geleceksin, terör örgütü ‘irtibatlı’ olanlara ‘arkadaşlar’ diyebileceksin, bu olmaz.

Siyaset böyle yapılmaz, yapılmamalı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kurumlarına, o kurumları yöneten şahsiyetlere, Cumhurbaşkanlığı makamında devleti temsil eden şahsiyeti doğrudan hedef alacaksın, sonra da siyaset yapıyorum diyeceksin.

Buna söylenecek bir söz  olsa gerek.

Peki, bütün bunlardan ne anlamalıyız.

Bu sorunun yanıtı açıktır.

Devlet kuran eski CHP gitti, yıkım ve kaos siyaseti yapan CHP geldi.

Şaibeli yol arkadaşları olanlar milletimizden iktidar vizesi alamamıştır.

*   *        *

Şüphesiz, milyonlarca insanın tereddütte mahal vermeden, aynı kanaate sahip olduğuna inanıyorum.

Söylenişinde ‘en ağır itham’ söylenenlere ise aleni ‘iftira’ olduğu aşikardır.

Söyleyene gelince…

Eleştiri hakkımı saklı tutarak, bir not düşmekte fayda vardır.

Aynı derecede, itham ve iftiraya karşılık gelecek sözü söylemekten imtina ederim.

Ahlaki ve mesleki değerlerimi, siyasi duygularımı kirletmesinden korkarım.

Zira böyle bir duruma kimse de müsaade etmez.

Kendimi müsaade etmeyenlerin kategorisinde görürüm.

Sözlüklere baktım, uygun bir karşılık bulamadım.

Bunlara rağmen, ‘militan’ kelimesinin bir karşılığı, anlamı elbette var.

*        *        *

İşte o anlama denk düşen alçakça, bir durumdan söz etmezsek olmaz.

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan çok daha vahim bir duruma değinmek istedim.

Konu malum;

Boğaziçi Üniversitesi önünde bir-kaç kendini bilmezin, Kabe-i Muazzama ‘ya yaptıkları büyük saygısızlık.

Boğaziçi Üniversitesi’nde bu kez Kabe fotoğrafı yere serilip üzerine LGBT paçavrası yerleştirildi.

“Kabe’ye saldırmak alçaklıktır”

Boğaziçi Üniversitesi önünde Müslümanların mukaddes mekanı, kıblemiz Kabe’ye ve İslami değerlerimize yapılan çirkin saldırıyı en hafifinden ancak yukarıdaki cümle ile anlatılabilir.

Hayasızlık, sapkınlık, çirkinlik, çirkeflik, meczupluk, alçaklık, hainlik, bil cümle hepsini içerisinde barındıran bir saygısızlık.

Yapılanları, saygısızlığı özgürlük sanan böylesi, iman ve inanç yoksunları ve sinsice arkalarından destek verelerin asıl amaçları, halkın sinir uçlarına dokunup ülkeyi kaosa sürüklemek değilse nedir?

Eğer birileri ‘militan’ arıyorlarsa, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşatılanlara, baksın hem militan görmüş olurlar, hem de kimleri desteklediklerini

İşte gerçek militanlık budur demek lazımdır.

Biliyoruz ki; daha önce de DHKP-C marşı eşliğinde halay çeken gruplar çıkmıştı. sahneye…

Ve… birileri de desteğini esirgememişti onlardan.

Belli ki, aynı senaryonun farklı bir sahnesi  daha Boğaziçi Üniversitesi’nde kendini, ve haddini bilmezlerle bir kez daha çekilmek istenmiş…

Sözde bunlar öğrenci!…

*        *        *

Biz çok iyi biliyoruz ki; Hz. İbrahim Aleyhisselâm’dan beri ne eller, ne diller, ne karanlıkta kalmış ruhlar uzandı o mübarek mekana, kıblemiz olan o en önemli kutsallarımızın başında gelen makama…

Bir tarafı Ebreher, 

öbür taraf da ebabil kuşları misalli…

Bütün hayasızlıklar beyhude.

O mübarek mekan olanlara rağmen  o hâlâ dimdik ayakta!

Kabe-i Şerif Kutsalımızdır Kıblemizdir, Ruhumuzdur.

Kabe İslam’dır, imandır, ibadettir!

Kabe Kutsaldır, Mübarektir, Maneviyattır!

Kabe Mukaddestir!

Kur’an da dahi lanetlenmiş bir kavmin temsilcileri misali, her türlü saygısızlığı özgürlük sananların asıl amaçları, halkın sinir uçlarına dokunup ülkeyi kaosa kargaşaya, karmaşaya sürüklemektir.

Bu; ‘alçaklık’ değil de nedir?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

HAYDİ ÇOCUKLAR SU TASARRUFU KAMPANYASINA

HIZLI YORUM YAP