Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Sözcüsü Deniz Yücel’in Adli Yıl Açılışında Yargı ve Hak, Adalet Üzerine Konuşmaları

CHP Sözcüsü Deniz Yücel’in Adli Yıl açılışında yargı ve hak, adalet üzerine konuşmalarıyla gündeme damgasını vurduğu çarpıcı değerlendirme.

CHP Sözcüsü Deniz Yücel’in Adli Yıl açılışında yargı ve hak,

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, parti genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Sözlerine Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’a geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Yücel, şu ifadelerle devam etti:

2025-2026 Adli Yılı, demokrasiyi hedef alan siyasallaşmış yargının darbe niteliğindeki müdahalesinin gölgesinde başladı. 2025 yılı, hukuk tarihinde ağır hak ihlallerinin yaşandığı, haksız ve hukuksuz tutuklamaların yapıldığı ve millet iradesinin yargı eliyle gasp edildiği bir yıl olarak kaydedilecektir. Referandum sonrasında kuvvetler ayrılığından hızla uzaklaşılan ülkede, yargı her geçen gün daha da siyasallaşarak, bağımsız ve tarafsız yapısını kaybetmiştir. Bugün ülkede hukuka güven düşmüş, yargıya doğrudan müdahale eden iktidarın etkisiyle ‘hukukun üstünlüğü’ kavramı rafa kaldırılmıştır.

Liyakatsiz atamalar, yandaş medya destekli hukuksuz soruşturmalar ve savunmayı susturmaya yönelik girişimler, Anayasasında demokratik bir hukuk devleti ifadesi bulunan bir ülke için utanç belgesidir. 19 Mart’ta başlayan ve aralıksız süren şafak baskınlarının yalnızca CHP’li belediyelerle sınırlı açıklanması mümkün değildir.

İSTANBUL’DA BİR YARGI SULTASI KURDUN DA, HABERİMİZ Mİ YOK?

Son bir yıllık süreçte yargı bağımsızlığı ciddi şekilde zarar gördü. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte seçilmiş belediye başkanlarımızın tutuklanması, görevden alınması ve azaltılması amacıyla yürütülen siyasi operasyonlar için İstanbul’a özel olarak atanan savcılar öne sürülen iddiaları savunuyor. Beyanlar, delillendirme ve tutuklama kararları konusunda edilen açıklamalar, savunmanın haklarını nasıl etkiler, bunu sorguluyoruz. Tutuklama kararları kim tarafından ve hangi gerekçelerle alınıyor? Savcılar ve hakimler senin vesayetin altında mı çalışıyor? İstanbul Adliyesindeki gelişmelerin adalet duygusunu nasıl etkilediğini izliyoruz.

YENİ ADLİ YILDA HUKUKUN VE ADALETİN ZAFERİNİ KUTLAMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ

Bu açıklamalar, hukuk devletine ve demokrasimize utanç verici nitelikte. İstanbul’daki yargı darbesinin itirafı niteliğinde olan bu beyanlar, savunmayı etkileyen bir yaklaşımı işaret ediyor. Savcılık makamının, şüphelilerin lehine delilleri toplama görevi vardır; ama kamu görevlileri, yargı kararlarını sözde beyanlarla yönlendiremez. Bu tür açıklamalar, toplum vicdanında meşruiyet bulmaz ve yasal zemini olmayan hiçbir soruşturmayı kabul ettiremez. Hukukçu olmak sorumluluk ve vicdan ister; kararlar, insanların hayatlarını doğrudan etkiler.

Bu nedenle devletin temeli adalet olsa da, yargının siyasallaşması bu temel üzerinden yürümemelidir. Türkiye’nin her yerinde, mesleğinin onurunu savunan hâkimler, savcılar, avukatlar ve adliye çalışanlarıyla birlikte >adaleti savunmaya devam edeceğiz. 25 yıldır evrensel hukuk ilkelerini hiçe sayan iktidara karşı dayanışmamız sürüyor. Yeni adli yılda adaletin zaferi için daha çok çalışacağız.

MİLLET İRADESİ 162 GÜNDÜR TUTSAK

Zafer Haftası ruhuyla millet iradesinin özgürlüğüne kavuşması için mücadele devam ederken, yol arkadaşlarımız 162 gündür cezaevlerinde tutuluyor. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere, hukuksuz ve delilsiz iddialarla insan hakları ihlallerine uğratılanlar için adalet talebi büyüyor. Siyasi baskı ve talimatlı yargı, delilsiz suçlamaları ileri sürerek toplumun güvenini sarsmaya çalışmaktadır.

162 GÜNDE HALA İDDİANAME YOK

AKP iktidarı, yol arkadaşlarımızı iftira ile susturmayı ve savunmayı engellemeyi amaçlayan süreçler izlemektedir. Etkin pişmanlık adı altında gerçek dışı beyanlar dayatılıyor; avukatlar üzerinden yürütülen baskılar ve hukukun gereklerini yerine getirmeyen uygulamalar sürüyor. Hukuk borsasına dönen bu durumlar, adaleti zedeliyor ve savunma hakkını örselemektedir. CHP, bağımsız ve tarafsız bir yargı için mücadeleye devam edecektir.

UYGULANAN BU DÜŞMAN HUKUKU, AKP İKTİDARININ KARA LEKESİ

Sağlık hakları da dahil olmak üzere temel insan haklarına saygı gösterilmesi hayati önemde. Murat Çalık ve Muhittin Böcek gibi örneklerde görüldüğü üzere sağlık sorunları olan belediye yöneticilerine yönelik tutuklamalar insan haklarına aykırıdır. Ev hapsi gibi alternatifler mevcutken neden tutukluluk tercih ediliyor, bunun karşısında eşit ve adil bir tedbir biçimi sunulmalı. Yargı bağımsızlığı ve mahkeme kararlarının meşruiyeti bu şekilde zedelenmemelidir.

Ülkemizde masumiyet karinesi yerinden oynadı; muhalif duruş, haklı bir itiraz olarak dahi hemen suç sayılabilir hale getirildi. Adalet Bakanı’nın sorumluluklarını yerine getirmesi ve yanıtlarını kamuya sunması gerektiğini hatırlatıyoruz. Türkiye’de yargının tarafsız ve bağımsız olması için gerekenleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.

MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HAK ETTİKLERİ İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR HAYATA CHP İKTİDARINDA KAVUŞACAKTIR

Ekonomik kriz derinleşirken, özellikle 2018 sonrası yaşananlar ve KKM’nin maliyeti giderek büyüyor. Açlık ve yoksulluk sınırının yükseldiği bir tabloda memur ve emekli maaşları yeterince artmıyor. Kamu çalışanlarına adil ve sürdürülebilir zamlar yapılmalı; yaşam kalitesi için gerekli önlemler hayata geçirilmelidir. İktidar değiştiğinde memur ve memur emeklileri, hak ettikleri insan onuruna uygun bir yaşayışa CHP iktidarında kavuşacaktır.

GENÇ YAŞTA EKONOMİKRIZİ EN DERİN HALİYLE YAŞAYAN GENÇLERE, BU İKTİDAR UMUT VERMEMEKTEDİR

Geçen hafta açıklanan üniversite sınav sonuçları, gençlerin eğitim ve gelecek kaygısını bir kez daha gözler önüne serdi. KYK yurtlarının yetersizliği, barınma sorunları ve özel yurtların yüksek maliyeti gençlerin eğitime erişimini zorlaştırıyor. Eğitimde fırsat eşitliğinin eksikliği, gençleri umutsuzluğa sürüklüyor. Gençler için umut kırıcı bir tablo sunuluyor ve bu iktidar gençlere yeterli destek sunmuyor.

VELİLER KAYGILI VE ÇARESİZ

Bu hafta 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı başladı; veliler masrafların arttığından yakınırken, çocukların güvenli ve kapsayıcı bir eğitim alması için gerekli ortamlar yetersiz. Cumhurbaşkanı’nın gençlere yönelik sözleri, mevcut gerçeklerle uyuşmuyor. CHP iktidarında yasaklar kalkacak, Avrupa’ya vizesiz gidilebilecek ve internet ulaşımı daha güvenli olacak. Gençlerimizin geleceğini birlikte yeşerteceğiz.

TELE1 AİLESİNİN YANINDA OLDUĞUMUZU BİR KEZ DAHA BELİRTMEK İSTİYORUZ

RTÜK kararıyla TELE1 ekranlarının karartılması ve muhalif medyaya yönelik baskılar, basın özgürlüğüne karşı yürütülen bir müdahaledir. Muhalefete yönelik bu tür uygulamalara karşı duracağımızı ve TELE1 ailesinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. CHP, demokrasinin ve basın özgürlüğünün teminatıdır.

600 KİŞİDEN OLUŞAN ÖRGÜT TEMSİLCİLERİ MECLİSİMİZ İLK TOPLANTISINI BU HAFTA İÇİNDE ANKARA’DA YAPACAK

Geçen yıl tüzüğümüzde yaptığımız değişiklikle 4-9 Eylül haftasını kuruluş haftası olarak ilan ettik. Bu yıl da CHP programına odaklanan bir temasla büyük bir etkinlik gerçekleştireceğiz. 600 kişiden oluşan örgüt temsilcileri meclisimiz bugün Ankara’da ilk toplantısını yapacak; ayrıca Türkiye’nin dört bir yanından 250 genç de Ankara’da olacak. Amacımız, CHP’nin Türkiye’nin sorunlarına bakışını ve çözüm önerilerini geniş bir şekilde paylaşmaktır. Bu süreçle toplumun her kesimini kapsayan bir yaklaşımı yürüteceğiz.

Sağlam adımlarla ve toplumun her kesimi ile birlikte iktidara yürümeye devam ediyoruz.