BTÜ’nün ağız ülserleri için geliştirilecek hidrojel yama projesi TÜBİTAK 1002-A kapsamında desteklenmeye hak kazandı
BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nde, DOSAİ programı kapsamaında Dr. Halime Serinçay yürütücülüğünde başlatılan çalışma, yerli ve yenilikçi bir tedavi yaklaşımı hedefliyor. Projede Doç. Dr. Gökçe Taner, Dr. Öğretim Üyesi Münevver Müge Çağal ve Araştırma Görevlisi Kübra Bezir araştırmacı olarak görev alıyor; yüksek lisans öğrencisi Hilal Akar ise bursiyer konumunda bulunuyor.

YENİ MALZEME KISA VE ETKİLİ TEDAVİ SAĞLAYACAK başlığıyla özetlenen proje, ağız içindeki aftların kısa sürede, etkili ve uyumlu bir şekilde tedavi edilmesini amaçlıyor. İnsan hücrelerinden türetilen hücresizleştirilmiş dokularla elde edilecek biyofonksiyonel hidrojel, doğal doku ortamını taklit ederek iyileşmeyi destekleyecek. Ayrıca formülasyonda, yüksek antioksidan kapasitesiyle bilinen aronya meyvesi ekstaktı lezyon bölgesindeki oksidatif stresi azaltmayı hedefliyor.

PİYASADAKİ ÜRÜNLERİN ETKİSİ DÜŞÜK ifadesiyle öne çıkan proje, ağız içi uygulamalarda yaygın olarak kullanılan sprey, gargara, solüsyon ve jel gibi mevcut formların dezavantajlarını da ele alıyor. Dr. Halime Serinçay, sıvı formların lezyon üzerinde uzun süre tutunamadığını, jel formlarının ise tükürükle seyrelerek kısa sürede etkisini kaybettiğini belirtti. Bu nedenle yapışkan ve kaygan yüzeylere dayanıklı bir formülasyon geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin üniversitenin bilimsel üretkenliğinin bir göstergesi olduğunu ifade ederek, yerli ve yenilikçi bir ürün geliştirme hedefinin altını çizdi. “Toplumun yaşam kalitesini artıracak çalışmalara öncülük etmekten gurur duyuyoruz” diye konuştu.
