Bursa’nın merkez ilçelerinden birinde, genç yaşta müzik tutkusu ve ailesinin yönlendirmesiyle sahnelere çıkan Feyzi Filiz, ailesinin isteğiyle memleketi Diyarbakır’a dönüş yaptıktan sonra hayatını temizlik ve hayvancılığa adadı. 1984 doğumlu olan Filiz, çocuk yaşlardan itibaren ailesinin de müzikle ilgilenen bir bireyi olarak, ağabeyinin çaldığı bateriyi büyük bir ilgiyle takip etti ve zamanla kendi yeteneğini geliştirdi. Üniversite döneminde Bursa’daki müzik gruplarında aktif olan genç müzisyen, burada çeşitli televizyon programlarına katılarak adını duyurdu. Ancak, ailesinin memleketlerine dönüşü ve ekonomik nedenlerle şehir hayatından uzaklaşmasıyla, müzik kariyerini ara verdi. Bursa’da yaşamını sürdüren Filiz, ailesinin de teşvikiyle yaklaşık iki yıl önce memleketi Diyarbakır yerine yeni bir karar aldı. Diyarbakır’ın kırsal bölgesinde, Yenişehir ilçesine bağlı Başil Mahallesi’ne yerleşen genç baterist, burada hayvan bakımını üstlenip, aynı zamanda bölgedeki bir özel sanat merkezinde çocuk ve yetişkinlere bateri eğitimi vermektedir. “Rezidans hayatını bıraktım, çoban oldum” diyen Filiz, çocukken malzemelerle ritim tutmaya başladığını ve ailesinin de desteğiyle bu tutkusunu pekiştirdiğini belirtti. Kendisine yöneltilen “Küpeli ve dövmeli bir çoban nasıl olur?” sorusuna, zamanla köy halkının da alıştığını ve kendisini kabullendiklerini ifade etti. Filiz, rutinine hayvanların bakımını eklerken, bateriye olan ilgisinden vazgeçmediğini ve zaman zaman evinde, kırsal ortamda çaldığını dile getirdi. “İlk konserimi ineklerime veriyorum” diyerek, Çobanlık ve müzik tutkusunu harmanlayan genç müzisyen, özellikle ‘handpan’ adlı enstrümanı öğrenmeye çalışıyor. Bu mistik metal çalgıyla yaptığı ilk başarılarını, hayvanların bulunduğu alanlarda, inekleri dinleterek gerçekleştirdiğini belirtti. Ailesi de oğlunun hayvanlara ve müziğe gösterdiği ilgiyi takdir ediyor. Oğlunun çocukluğundan beri vurmalı çalgılara ilgisinin olduğunu hatırlatan anne Sabahat Filiz,
