Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursa’da Balıkçı ve Leylek Dostluğu

Bursa’da Balıkçı ve Leylek arasındaki dostluk hikayesi, doğanın güzel uyumunu ve bölgenin özgün yaşam tarzını yansıtmaktadır.

Bursa'da Balıkçı ve Leylek arasındaki dostluk hikayesi, doğanın güzel uyumunu

Bursa’nın Uluabat Gölü kıyısındaki Eskikaraağaç köyünde, balıkçı Adem Yılmaz ile yıllardır süregelen ve doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından belgelenen özel bir dostluk hikayesi yaşanıyor. 2011 yılından beri Yaren Leylek olarak adlandırılan ve sürekli balıkçının sandalına konan leyleğin hikayesi, bölgenin doğal yaşamını ve özel bağları gözler önüne seriyor.

Adem Yılmaz, yaptığı açıklamada, “2011 yılında sandalını alıp balık avına çıktığımda, Yaren adını verdiğim leyleğin sandalın yanına konmasıyla hikayemiz başladı. İlk karşılaşmamızda oldukça şaşkınlık yaşamıştık. Sonra kendisi, yaklaşık 5 dakika boyunca bana ve çevresine ilgisini gösterdi. Kendisi aç olduğu için benimle yakından ilgilenmeye başladı ve kısa sürede bağ kurduk,” şeklinde anlatıyor.

Yıllar boyunca bu dostluk devam etti. Yaren Leylek, balık tutmakta zorlanan balıkçıyla birlikte göç dönemlerinde sürekli onun yanında bulunuyor. Adem Yılmaz, “O artık sadece bir leylek değil, köyümdeki en büyük dostum. Yuvasını evime yakın bir yere taşıdık ve bu bağ gün geçtikçe güçleniyor,” diyor.

Doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş ise, hikayenin her yıl yenilendiğine vurgu yaparak “Yaren Leylek ve Adem Amca arasındaki bağı belgelemek, doğaya ve yaşamın güzelliklerine farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Bu hikaye, insanların hayvanlarla kurduğu bağı ve doğayla bütünleşmeyi anlatmasını sağlıyor,” diye konuştu.

Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın dostluğu, bölgeden dışarıya da ilgi çekiyor. Tüydeş, “Yaren kadar olmasa da, Adem Amca da göçmen kuş gibi sürekli hareket halinde, yeni yerler keşfederek doğayla iç içe yaşamını sürdürüyor,” diyerek hikaye ve doğanın ortak yaşamını vurguladı.