a

Bursa Barosu’na bak sen!

"Şüpheli vaazında, hilafet makamını geri istediklerini, hilafetin geri getirilmesi için çalışacaklarını açıkça belirtmektedir. Anayasamız uyarınca devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu, Cumhuriyetin niteliklerinin değiştirilemez olduğu açıktır. Mesele milletin inançları olunca gösterdiğiniz bu olumsuz hassasiyet, keşke milletin inançlarına saldıranlara karşı da ortaya konulsa ve bilsek ki Bursa Barosu gerçekten milletin yanında, hukukun peşinde.Keşke devleti hedef alan açıklamalara karşı bu kadar hassas olsanız! Keşke, bölücülere karşı bu kadar hassas olsanız! Dolayısıyla şüphelinin yaptığı hilafet çağrısının hukuk içerisinde, demokratik ve barışçıl yöntemlerle gerçekleşmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinde, şüphelinin eylem ve söylemlerinin Anayasa'nın değiştirilemez hükümleri karşısında silahlı isyana tahrik niteliğinde olduğu açıktır”.

Hani ifade özgürlüğü olması gerekiyordu bu memlekette?

Bir tek sizin gibi düşünenlere istiyorsunuz ifade özgürlüğünü öyle değil mi pek muhterem Bursa Barosu.

Bursa Barosu’nun sol akıllı yönetimlerinin yaptığı açıklamaları mizah olarak kabul ederim hep. Baro tarafsızlığı ve ciddiyetini işlerine geldiği gibi kabul ederler.

Son açıklamalarını okuyunca kahkahayı patlattım azizim.

Yav nasıl bir hayal dünyasında yaşıyorsunuz arkadaş siz.

Konu malum. Müslüman bir din görevlisi, imam yani hilafet çağrısı yapmış. 

Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun ile Başkan Yardımcısı Av. Aslı Evke Yetkin de savcılığa imamla ilgili suç duyurusunda bulunulmuş.

Hilafet nedir? Bununla başlayalım.

Vikipedi’de yer alan tanım şöyle, “Hilâfet veya halifelik, İslam peygamberi Muhammed’in (SAV) 632 yılındaki ölümünün ardından oluşturulan siyasi bir makamdı. Bu siyasi makamın başındaki kişilere halife denir”

Anladığımız anlamı ile de Tüm Müslümanlar üzerinde etkisi olan simgesel makam. Müslüman bir din adamının bunu dile getirmesinden daha doğal ne olabilir ki!

Bursa Barosu anladığımız kadarıyla Hilafeti bir rejim sanmaktadır. Halifeyi de devlet başkanı. Cumhuriyet ilan edildiğinde hilafet vardı. Dahası Osmanlı’nın son döneminde padişah ve halife başka kişilerdi. Halifenin devlet başkanı olmasına gerek yokOlsa da bir mahsuru yok.

Neyse Baro verdiği dilekçede,  “Şüpheli vaazında, hilafet makamını geri istediklerini, hilafetin geri getirilmesi için çalışacaklarını açıkça belirtmektedir. Anayasamız uyarınca devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu, Cumhuriyetin niteliklerinin değiştirilemez olduğu açıktır. Dolayısıyla şüphelinin yaptığı hilafet çağrısının hukuk içerisinde, demokratik ve barışçıl yöntemlerle gerçekleşmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinde, şüphelinin eylem ve söylemlerinin Anayasa’nın değiştirilemez hükümleri karşısında silahlı isyana tahrik niteliğinde olduğu açıktır”.

Hadi ya… hahahaha

Keşke devleti hedef alan açıklamalara karşı bu kadar hassas olsanız! Keşke, bölücülere karşı bu kadar hassas olsanız!

Neyse uzatmayalım.

Hilafet istemek suç olamaz.

Ekümenlik isteyen Fener Rum Patriği, Mudanya’da fink atıyor keşke onu da görseniz!

Mesele milletin inançları olunca gösterdiğiniz bu olumsuz hassasiyet, keşke milletin inançlarına saldıranlara karşı da ortaya konulsa ve bilsek ki Bursa Barosu gerçekten milletin yanında, hukukun peşinde.

Buradan bakınca siyasal taraf gibi görünüyorsunuz.

Tercih sizin tabi…

Neyse “Neylerse Mevla eğler, ne eylerse güzel eyler” diye bitirelim.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Azerbaycan’da sovyet katliamı: 20 ocak