Belçika’da kabul edilen yeni göç yasa tasarısı, hükümetin göç politikalarında değişiklik peşinde olduğunu gösteriyor. Tasarı, sınır dışı kararı almış ya da ülkeyi terk etmeyi reddeden kişiler için evlere girişte yeni kurallar getiriyor. Bu düzenleme, özellikle kamu düzeni ve ulusal güvenliğe tehdit oluşturan kişilere yönelik şekilde tasarlandı.
Göç alanındaki sivil toplum kuruluşları, tasarının kapsamını ve sonuçlarını sert sözlerle eleştirdi. 11.11.11 ile Vluchtelingenwerk Vlaanderen (Mülteci Çalışmaları Flandre) gibi kurumlar, tasarının ABD’deki ICE uygulamalarına benzetildiğini belirtti. Bu kuruluşlar, düzenlemenin konut baskılarını artıracağını ve göçmenler üzerinde baskı ortamı yaratacağını savundu.
Yeni tasarının yürürlüğe girmesi halinde, evlere giriş için hakim onayı şart olacak. Soruşturma hakimi, yapılan girişin ölçülü olup olmadığını değerlendirecek ve girişler yalnızca sabah 05.00 ile akşam 21.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Belçika hükümeti, bu düzenlemenin belediyeler veya göçmen polisi tarafından rastgele baskınlara yol açmayacağını iddia ediyor.
Bakana göre, bu düzenlemenin ABD’deki ICE uygulamalarına benzerliği yok. Anneleen Van Bossuyt, hazırlanan tasarının yalnızca hakkında kesin sınır dışı kararı bulunan ve ülkede güvenlik tehdidi oluşturan kişilere yönelik olduğunu, ülkede geniş çaplı göçmen polisi veya rastgele baskınlar planlanmadığını açıklad.
Ancak, insan hakları ve hukuk çevreleri tasarının belirsizlikleri ve olası keyfi uygulamaları nedeniyle çok sayıda eleştiri aldı. Soruşturma hakimleri, avukatlar ve sivil toplum kuruluşları, düzenlemenin “kamu düzeni” ve “ulusal güvenlik” kavramlarını gerekçe göstererek, özel hayat ve konut dokunulmazlığını zedeleyebileceği endişelerini dile getirdi.
Yasa tasarısının, iktidar koalisyonunun çoğunluğu sayesinde sonbaharda mecliste kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi bekleniyor.
