Gazeteci Ahmet Hakan, Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasına ilişkin iddiaları köşesine taşıyor. Yargı sürecinin televizyon ve haber akışına yansıyan anlarını yeniden ele alıyor.
Yazısında, her duruşmada karşılaştığı atmosferi ve hâkim ile salondaki dinleyicilerin tutumlarını betimliyor. Hakan, “oturulabilir” demeden oturulmayacağını, şüpheli olarak duruşmada ayakta durmanın nasıl bir tablo oluşturduğunu vurguluyor. Duruşmaların sessiz ve düzenli bir heyet desteğiyle ilerlediğini, bazı anlarda kravatın çıkarılması, cebinden inen hareketler ve karşı tarafla kurulan küçük çekişmelerin bile izleyici üzerinde belirgin bir etki bıraktığını belirtiyor.
En edebi ifadesiyle, en basit görünen duruşmalarda bile mahkeme heyetinin sükuneti korumaya olan bağımlılığını anlatırken, dinleyicilerin alkışları ve duruşmanın gidişatını etkileyen küçük davranışlar üzerinde duruyor. Yazısının sonunda ise, bundan sonra hiçbir duruşmada “kasmadan” hareket etmeye kararlı olduğuna dair sözüne değiniyor.
