WSJ haberinde Avrupa Birliği’nin küresel rekabetin çetinleştiği bu dönemde, dünya devleriyle yarışta geride kalmamak için güçlü adımlar atmaya çalıştığı belirtiliyor. Avrupa’nın liderleri uzun süre, ABD, Çin ve Rusya’nın ekonomik üstünlük mücadelesinde geride kalmaktan endişe duyduğunu ifade eden yazıda, şimdi bu endişelerin karşılık bulduğu aktarılıyor.
Özellikle ABD ile Çin arasındaki küresel ticaret kurallarını revize etme çabaları, Avrupa’da yapısal reformlar ihtiyacını gündeme getiriyor. Gazete, Avrupa liderlerine danışılmadan Ukrayna’daki çatışmayı sona erdirmek için ABD’nin bir plan önerdiğini hatırlatıyor ve bu durumun AB içindeki yapısal endişeleri derinleştiriyor.
Yazıda, Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs ile Pierre Vimont gibi isimlerin görüşleri öne çıkıyor. Rinkēvičs, “Gerçek bir güç olmadan durumu değiştirmek mümkün değil” ifadelerini kullanırken, Vimont Brüksel’in tüm kurumsal sisteminin mevcut çağa uyum sağlamadığını belirtiyor. Ayrıca Josep Borrell gazeteye verdiği demeçte, Avrupa’nın güç dilini konuşmayı öğrenmesi gerektiğini vurguluyor ve AB’nin 27 üyesinin parçalanmış durumda olduğuna dikkat çekiyor.
Geçmişte Mario Draghi tarafından da dile getirilen kaygılar, AB ekonomisinin küresel rakiplerinin gerisinde kaldığını işaret ediyor. Draghi’nin, Avrupa Komisyonu’nun eylemsizliğinin rekabet gücünü ve egemenliği tehdit ettiğini söylemesi, ekonomik büyüme modellerinin kırılganlığına işaret ediyor. Bu değerlendirmeler, Avrupa’daki yetkililerin yeniden yapılandırma ihtiyacını güçlendiriyor ve gelecek dönemde stratejik farkındalık ile hareket edilmesi gerektiğini gösteriyor.
