Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursa Milletvekili Mesten: Türk Dünyası Birlikte Güçlenmeli

Bursa Milletvekili Mesten, Türk dünyasının ortak hedefler doğrultusunda dayanışma ve iş birliğiyle güçlenmesi gerektiğini vurguladı.

Bursa Milletvekili Mesten, Türk dünyasının ortak hedefler doğrultusunda dayanışma ve

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Türk dünyasının bölgesel barış ve refah açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Bölgesel İstikrar ve Güç Birliği İçin Parlamenter Diplomasi: TÜRKPA Perspektifi” panelinde konuşan Oktay, Türk dünyasının kendi geleceğini belirlemesi gerektiğini vurguladı.

“Türk dünyası, Avrasya’nın atan kalbidir.” diyen Oktay, “Bu kalp ne kadar güçlü atarsa çevremizde barışın ve refahın zemini de o kadar güçlenecektir. Esas itibarıyla bizim birlikteliğimizden, birliğimizden bölgemizin tamamı hatta tüm dünya kazançlı çıkacaktır. Onun için çağrımız açıktır: Türk Birliği için daha güçlü dayanışma, ortak geleceğimiz için daha kararlı adımlar ve somut eylemler.” ifadelerini kullandı.

Türk Yüzyılı’nın birlikte inşa edildiğini belirten Oktay, Türk ülküsünün ufkunda Kızıl Elma bulunduğunu söyledi. Oktay, bu hedefi bağımsızlığı ve egemenliği güçlü, refah düzeyi yüksek, bilim ve teknolojide öncü, uluslararası alanda etkili ve işbirliğini geliştiren bir Türk dünyası olarak tanımladı.

TÜRKPA’yı ortak aile meclisi olarak gördüğünü dile getiren Oktay, modern kanun çalışmaları yürütülürken ülkelerin yasama tecrübelerinden daha fazla yararlanılmasına yönelik mekanizmalar geliştirdiklerini kaydetti. Orta Koridor’u güçlendiren adımların ülkeleri yakınlaştıracağını ve bölgesel, küresel refaha katkı sunacağını belirten Oktay, parlamentolar arasındaki kesintisiz iletişimin yanlış algıların giderilmesi ve dış kaynaklı gerilimlerin etkisizleştirilmesi bakımından önem taşıdığını ifade etti.

Geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Parlamentoları Dışişleri Komisyonları İkinci Toplantısı’ndan bu yana küresel çatışmaların ve istikrarsızlıkların arttığına işaret eden Oktay, Türk devletlerinin hükümetler ve parlamenter diplomasi düzeyinde sergilediği ortak tutumun istikrarın sağlanması ve çatışmaların önlenmesi açısından önemli rol oynadığını söyledi. Türk dünyasının Macaristan’dan Balkanlar’a, Doğu Akdeniz’den Hürmüz ve Aden körfezlerine uzanan geniş bir jeopolitik alanı kapsadığını belirten Oktay, bu bölgelerde yaşanan gelişmelerin Türk coğrafyasını doğrudan etkilediğini kaydetti.

Oktay, söz konusu coğrafyada barış, istikrar ve refah için “bölgesel sahiplenme” ilkesi doğrultusunda ortak politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk dünyasıyla bağlarının ve parlamenter temaslarının güçlendirilmesini, halkının maruz kaldığı izolasyonun aşılması için dayanışmanın sürdürülmesini istedi.

“Unutmamalıyız ki Doğu Akdeniz, Türk’ün ve Türk dünyasının Akdeniz üzerinden açık denizlere erişim koridorudur.” diyen Oktay, Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA çatısı altında ortak iradenin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Oktay, “Önümüzdeki dönemi Türk asrı yapacak irade de bizim, hepimizindir.” ifadesini kullanarak, Kızıl Elma ülküsünün çalışarak, üreterek ve dayanışmayla yaşatılacağını söyledi.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve SESRIC Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, Türk dünyasının ortak tarih, dil, kültür ve medeniyet mirasından güç aldığını belirtti. Selçuk, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsünün Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKPA gibi yapılarla kurumsal karşılık bulduğunu ifade etti.

Parlamentoların yalnızca millet iradesini temsil eden kurumlar olmadığını vurgulayan Selçuk, bunların ortak bağları işbirliğine dönüştüren ve halklar arasındaki güveni pekiştiren önemli diplomasi aktörleri olduğunu söyledi. MHP TBMM Grup Başkanvekili ve TÜRKPA üyesi Filiz Kılıç da yapay zekâ ve dijital arşivler başta olmak üzere yaşanan dönüşümde Türk lehçelerinin geride bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.

“Türk dünyasının geleceğini yalnızca kültürel yakınlıkla değil güçlü kurumlarla ve kalıcı işbirlikleriyle de şekillendirmeliyiz.” diyen Kılıç, parlamenter diplomasinin bu süreçte önemli sorumluluk üstlendiğini kaydetti. Kılıç, parlamentolarda kurulacak diyalogların yeni işbirliklerine, bilim, teknoloji ve kültür alanında atılacak adımların ise ortak geleceğe katkı sunmasını temenni etti.

AK Parti Bursa Milletvekili ve TÜRKPA üyesi Osman Mesten, TÜRKPA’nın somut hukuki çıktılar üreten örnek bir uluslararası örgüte dönüştüğünü söyledi. Mesten, “2023-2028, 5 yıllık yol haritamız doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalarda en büyük gurur kaynaklarımızdan birisi model kanun uygulamalarıdır.” dedi.

Türk devletleri arasında çözülemeyecek büyüklükte bir sorun bulunmadığını belirten Mesten, coğrafi, insani ve doğal kaynakların yanı sıra dil ortaklığının işbirliğini geliştirmek için önemli imkânlar sunduğunu ifade etti. Mesten, mevcut avantajların bir araya getirilmesiyle Türk dünyasının konumunun ileri taşınabileceğini ve meselelerin ortak zeminde çözülebileceğini kaydetti.

Kırgız Cumhuriyeti Jogorku Keneş Milletvekili ve TÜRKPA Kadın Parlamenterler Grubu Üyesi Medina Kairylbekova, forumun ortak tarih ve kültür mirasına ilişkin konuları ele almak için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Kairylbekova; parlamentolar, eğitim kurumları, kültür kuruluşları ve medya arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini, ortak miras projeleri yürütülmesini, tarihî materyallerin dijitalleştirilmesini ve ortak medya çalışmalarına ağırlık verilmesini önerdi.

KKTC Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük ise ortak parlamenter eylem ve izleme mekanizması kurulması ile dijital gelecek ve gençlik girişimleri alanında ortak hedefler belirlenmesi çağrısında bulundu. Afet yönetimi, enerji güvenliği, ticaret, ulaştırma ve ekonomik dayanıklılık başlıklarında parlamenter koordinasyonun geliştirilmesini isteyen Küçük, kriz dönemlerinde deneyim paylaşımını kolaylaştıracak bir afet yönetimi kriz masası oluşturulmasının önemini vurguladı.

Küçük, “Türk dünyasının işbirliğini güçlendirmek, aynı zamanda bölgemizde barışa, güvene ve istikrara katkı sunmak anlamına gelmektedir. Bu sorumluluğun önemli bir parçasıyız. Farklı görüşler arasında diyalog kurabilmek, sorunlara çözüm aramak, halkların ortak yararını gözetmek, hepimizin ortak gayesidir. Ortak irademiz ise dünyaya neler yapabileceğimizi göstermektir.” diye konuştu.