Türkiye’de yaklaşık 100 farklı çeşidi bulunan simit, geleneksel sokak lezzetinden kafe konseptine uzanan dönüşümle daha geniş bir pazara ulaştı. Özellikle üniversite öğrencilerinin talepleri, simidin farklı malzemelerle hazırlanmasına ve yeni ürünlerin geliştirilmesine katkı sağladı.
Türkiye’nin sabah kahvaltılarında sıkça tercih edilen simit, yörelere göre değişen tarifleriyle mutfak kültürünün önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor. Susamlı, susamsız ve pekmezli çeşitlerin yanı sıra farklı pişirme yöntemleriyle hazırlanan yöresel simitler, ülkenin zengin lezzet çeşitliliğini yansıtıyor.
İstanbul’un çıtır simidi, Ankara’nın koyu renkli simidi ve İzmir’in gevreği, şehirlerle özdeşleşen çeşitler arasında yer alıyor. Bu farklılıklar, simidin yalnızca günlük bir yiyecek değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu da gösteriyor.
“Osmanlı dönemine dayanıyor”
Ankara Simitçiler Pideciler ve Çörekçiler Esnaf Odası Başkanı Savaş Delibaş, Osmanlı dönemine dayanan simit kültürünün Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşatıldığını belirtti. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Eskişehir gibi kentlerde yaygın olarak tüketilen simidin, özellikle kahvaltıda pratik bir seçenek olarak öne çıktığını söyledi.
Şehirlerin kendine özgü simit gelenekleri bulunduğunu ve üretim yöntemlerinin yörelere göre değiştiğini anlatan Delibaş, “Her şehrin kendine özgü simit geleneği bulunurken üretim yöntemleri de yörelere göre değişiyor. Ankara simidinde soğuk pekmez uygulamasıyla öne çıkan bir yöntem tercih edilirken İstanbul simidinde farklı yağ kullanımları görülebiliyor. İzmir gevreği ise haşlama yöntemiyle hazırlanıyor. Kastamonu ve Rize gibi bazı şehirlerde susamsız simit çeşitleri de üretiliyor.” dedi.
“Yurt dışında da simide ilgi gösteriliyor”
Türkiye genelinde yaklaşık 100 simit çeşidi bulunduğunu ifade eden Delibaş, sokak simidi ve simit fırınlarının yanı sıra 2000’li yıllarda simit kafelerin de yaygınlaşmaya başladığını aktardı. Memur ve öğrenci nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde hızlı kahvaltı ihtiyacının bu değişimde etkili olduğunu belirtti.
Delibaş, simit kafelerin açılmasıyla işletmelere öneri kutuları yerleştirildiğini ve üniversite öğrencilerinden gelen taleplerin yeni ürünlere yön verdiğini anlattı. “Öğrencilerden gelen talepler doğrultusunda farklı lezzetlerle simidi buluşturduk. Böylece geleneksel simidin yanı sıra zeytinli, peynirli, tereyağlı, sucuklu, kaymaklı ve çikolatalı gibi farklı seçenekler de tüketicilerin beğenisine sunduk.” dedi.
Türk mutfağının geleneksel ürünlerinden simidin yurt dışında da tüketicilerle buluştuğunu dile getiren Delibaş, “Özellikle Türk vatandaşlarının yoğun olarak yaşadığı ülkelerde simit ve simit kafe konseptine yönelik ilgi, tüketici talebiyle birlikte gelişti. Teknolojik imkanların ve işletmecilik modellerinin gelişmesiyle simit kültürü, farklı ülkelerde daha görünür hale geldi.” ifadesini kullandı.
