Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde eğitim gören 19 yaşındaki Melih Işık, fakültenin ilk ve tek Down sendromlu öğrencisi olarak üniversite hayatını sürdürüyor. Masa tenisindeki başarılarıyla milli takıma seçilen Işık, Sofya’da düzenlenen Down Sendromu Dünya Şampiyonası’nda karma çiftler kategorisinde üçüncü, erkekler takım kategorisinde ise bronz madalya kazandı.
Bursa’da yaşayan Gülten ve Yusuf Işık çiftinin ikinci çocuğu olan Melih, 1,5 yaşında özel eğitime başladı. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra ailesinin desteğiyle üniversite sınavına hazırlandı ve akademik sınavın ardından merkezi özel yetenek sınavında da başarılı olarak ilk tercihi olan BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü’ne yerleşti.
Bölümün ikinci sınıfında öğrenimini sürdüren Işık, Egzersiz Fizyolojisi, hentbol ve masa tenisi derslerine katılıyor. Düzenli devamı, derslerde not tutması ve arkadaşlarıyla kurduğu iletişimle akademisyenlerin takdirini topluyor.
Üniversiteye başladıktan sonra özgüveni ve arkadaşlarıyla iletişimi gelişen Melih Işık, eğitimini sürdürürken masa tenisindeki performansıyla milli takıma seçildi. Haziran ayında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da yapılan Down Sendromu Dünya Şampiyonası Masa Tenisi Müsabakası’nda karma çiftler kategorisinde üçüncülük elde etti ve erkekler takım kategorisinde bronz madalyanın sahibi oldu.
Işık, üniversite yaşamı ve hedefleriyle ilgili şunları söyledi: “Üniversiteyi kazandığım için çok memnunum. Arkadaşlarımla iyi vakit geçiriyorum. Antrenör olmak istediğim için bu bölümde okuyorum. Derslerim iyi geçiyor, sevdiğim dersler var. Mesela hentbol var, çok güzel bir oyun. Masa tenisi var. Hocalarımla ve arkadaşlarımla iyi anlaşıyorum, sohbet ediyoruz. Üniversitede zorlandığım bir şey yok. Bütün dersler kolay zaten. Kafaya koyduğum her şeyi yaparım. Geçen sene bir dersten kalmıştım, onu kafaya koydum, geçeceğim. Masa tenisi oynuyorum. Sofya’ya gittim, üçüncü oldum, madalya aldım. Sonra Konya’ya gittim, orada da Türkiye ikincisi oldum” dedi.
BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerife Vatansever, Melih’in bölümde eğitim alan ilk Down sendromlu öğrenci olduğunu belirtti. Egzersiz Fizyolojisi dersine de giren Vatansever, öğrencisinin derslerdeki dikkati ve disiplininden söz ederek, “Bölümümüzde farklı engel gruplarından öğrencilerimiz var ancak Melih ilk Down sendromlu öğrencimiz. İlk engelli öğrencilerimizi almaya başladığımızda öğretim elemanları olarak endişelerimiz vardı. Çünkü bu alanda özel bir eğitimimiz yoktu. Onlara nasıl faydalı olabileceğimizi düşündük. Ancak zamanla hep birlikte bu sürecin üstesinden geldik. Melih’in Egzersiz Fizyolojisi dersine giriyorum. Gayet başarılı. Her derse geliyor, dikkatle dinliyor ve not alıyor. En düzenli devam eden öğrencilerimizden biri. Bazen diğer öğrencilerimiz derslerde telefonlarıyla ilgilenebiliyor, not almayabiliyor ama Melih tamamen derse odaklanıyor. Soru sormaya gayret ediyor. Açıkçası bu kadar dikkatli ve disiplinli olması beni şaşırttı” diye konuştu.
Melih’in arkadaşlarıyla ve öğretim kadrosuyla iletişiminin iyi olduğunu vurgulayan Vatansever, öğrencisinin kendisini sınıfından soyutlamadığını ifade etti. Vatansever, “Diğer öğrencilerden çok farklı bir ders performansı göstermiyor. Aynı şekilde ders dinliyor, soru soruyor ve kendisini ifade edebiliyor. Öğretim elemanlarının yanına gidip, sohbet edebiliyor. Kendisini arkadaşlarından izole etmiyor. Bunda sporun, antrenmanların ve sporcu arkadaşlarıyla kurduğu iletişimin önemli katkısı olduğunu düşünüyorum. Üniversite yalnızca eğitim alınan bir yer değil, aynı zamanda sosyalleşme ve kişisel gelişim alanı. Özellikle bizim fakültemizde uygulamalı dersler ve birlikte yapılan sportif faaliyetler öğrencilerin gelişimine katkı sağlıyor. İlk sınıfta aileleri tarafından getirilen bazı engelli öğrencilerimizin ilerleyen yıllarda kendi başlarına otobüse, metroya bindiklerini görüyoruz. Melih’in de mezun olana kadar çok daha fazla gelişeceğine inanıyorum” dedi.
BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı da Melih’in akademik sınavın ardından ÖSYM tarafından düzenlenen merkezi özel yetenek sınavında başarı göstererek fakülteye yerleştiğini belirtti. Arabacı, “Melih, zorlu bir sürecin ardından burada öğrenci olmaya hak kazandı. Önce akademik sınava, ardından ÖSYM tarafından gerçekleştirilen merkezi özel yetenek sınavına girdi. Belli bir başarı puanı elde ederek yaptığı tercihler sonucunda fakültemize yerleşti. Bu nedenle kendisini ve ailesini kutluyorum. Öğretim elemanlarımızdan Melih hakkında sürekli olumlu dönüşler alıyoruz. Derslerde ve arkadaşlarıyla iletişiminde herhangi bir sorun yaşamıyor. Son derece uyumlu bir öğrenci. Sporcu olmasının kazandırdığı disiplinin eğitim hayatına da yansıdığını görüyoruz. Down sendromlu bireyler elbette üniversite okuyabilir. Melih bunun çok güzel bir örneği. Üniversite eğitimi yalnızca meslek edinmek için değil, sosyalleşmek ve kişisel gelişim açısından da çok önemli. Diğer Down sendromlu gençlerimizi de üniversite okumaya teşvik ediyoruz” diye konuştu.
Melih’in annesi Gülten Işık, oğlunun özel eğitim sürecinin 1,5 yaşında başladığını ve üniversitede önemli ilerleme kaydettiğini söyledi. Üniversite sınavına girebileceklerini lise rehber öğretmenlerinden öğrendiklerini aktaran anne Işık, kızının da kardeşine çalışmaları sırasında destek verdiğini belirtti.
Gülten Işık, oğlunun üniversiteyi kazandığı günü şöyle anlattı: “Melih’in özel eğitimi yıllarca devam etti. Şu anda artık özel eğitim almıyor çünkü birçok şeyi başardı ve üniversitede çok ilerledi. Üniversite sınavına girebileceğimizi lisedeki rehber öğretmenimizden öğrendik. Kızım bu süreçte Melih’i çok çalıştırdı. Abla-kardeş çok güzel ilerlediler ve emeklerinin karşılığını aldılar. İlk tercihimiz, Uludağ Üniversitesi’ydi. Sonuçları öğrendiğimizde evde büyük çığlıklar atıldı. Çok mutlu olduk. Başardığını görmek inanılmaz mutluluk vericiydi. Melih üniversiteye başladıktan sonra öz güveni çok arttı. Çevre ilişkileri gelişti, arkadaşlarıyla iletişimi ilerledi. Kendine daha çok güvenmeye başladı. En büyük hayalimiz, üniversiteyi bitirdikten sonra bir işe girmesi. Masa tenisine ve müsabakalara da devam edecek” diye konuştu.
Down sendromlu çocukları bulunan ailelere de seslenen Gülten Işık, aile desteğinin önemine dikkat çekti. Işık, “İlk öğrendiğinizde çok büyük üzüntü yaşıyorsunuz ama aslında çok gereksizmiş. Ben de çok üzülmüştüm. Şimdi iyi ki dünyaya gelmiş, iyi ki bizim evladımız diyorum. Ailelerin üzülmesini istemem. Aile desteği çok önemli. Aileler, çocuklarının ne kadar arkasında olursa çocuklar da o kadar ilerliyor. Doğru insanlarla karşılaştığınızda çok güzel yol alıyorsunuz” dedi.
