Bursa’nın Osmangazi ilçesinde düzenlenen özel bir etkinlikte, meme kanseriyle mücadele eden kadınlar bir araya geldi. Etkinlikte, hastalık sürecini yaşayan, yeniden sağlık bulan ve kayıplar yaşayan kadınlar kendi deneyimlerini paylaştı. Katılımcıların, duygularını ve yaşadıkları zorlukları samimi bir ortamda aktardığı toplantıda, dayanışmanın hâkimiyeti dikkat çekti. Meme kanserinin sadece fiziksel etkileri değil, psikolojik ve duygusal yönleri de ele alındı. Ayrıca, kayıplar ve yas sürecine dair farkındalık arttırmaya yönelik konuşmalar yapıldı. Yoga ve çigong uygulamalarıyla desteklenen etkinlikte, kadınlar bedenleri ve ruhlarıyla iyileşme yolunda adım attılar. Birlikte paylaşım ve destek ortamı oluşturarak, yalnız olmadıklarını bir kez daha hissettirdiler. İnsanların duygularına tanıklık etme isteğiyle düzenlenen bu toplantı, ortak hikâyelerin güçlendirdiği bir deneyim oldu. “DUYGULARIMIZA TANIKLIK ETMEK İSTEDİK” sloganıyla gerçekleşen etkinlikte, sevilen kadın meclisi üyeleri tarafından psikolojik ve ruhsal yönlerin önemi vurgulandı. Özellikle yas ve kayıp duygularının, konuşulması gereken konular olduğu belirtildi. Katılımcılar, yaşadıkları acıları ve özlem duygularını dile getirerek, bu süreçte kendilerini ifade etme fırsatı buldu. Serap Pazarcık, etkinliğin ruhunu ve anlamını şu sözlerle anlattı: “Çember, birbirimize tanıklık ettiğimiz, duyguları serbestçe paylaştığımız bir alan. Yas, çoğu zaman konuşmaktan kaçınılan bir konu olur, ancak burada hep birlikte içimizden gelenleri söyledik.” Yoga ve çigong teknikleriyle bedenin ve ruhun iyileşmesine katkı sağlayan etkinlik, toplumsal ve bireysel farkındalığın artmasına zemin hazırladı. Bu organizasyon, meme kanseri farkındalığı kapsamında önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

