Bursa’da sağlık alanında önemli bir gelişme yaşandı. Kentte bulunan ve onkoloji hastanesi olarak hizmet veren kurumun işlevinin sona erdirilip, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesine yönelik tartışmalar gündemi meşgul ediyor. Hastane önünde organize edilen protestoda, sağlık çalışanları ve hastalar, mevcut işlevlerin korunması çağrısı yaptı. Yıllardır hizmet veren bu köklü sağlık kuruluşunun kapatılmak istenmesine karşı çıkan platform, bu duruma dur demek için bir araya geldi.
Platform, hastanenin 1952 yılında kurulduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin ilk kanser hastanesi olan bu kurumun sadece sağlık hizmeti sunmadığını, aynı zamanda uzman hekim yetiştiren ve bilimsel araştırmalara katkı sağlayan bir merkez olduğunu vurguladı. Dr. Sabri Dokuzoğuz’un okuduğu açıklamada, hastanenin devir kararının, hastaların, hekimlerin ve tüm çalışanların görüşleri alınmadan hazırlandığını belirtti. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi arasında imzalanan devir protokolüne ilişkin açıklık istendi.
Hastanede yaklaşık 2 bin 700 sağlık çalışanı görev yapıyor. Yılda yaklaşık 10 bin yeni kanser hastasının değerlendirildiği kurumda, günlük 5 bin civarında poliklinik hizmeti sunuluyor ve yılda 1 milyonun üzerinde hasta muayenesi gerçekleşiyor. Kemoterapi ve cerrahi işlemlerle birlikte, binlerce hastanın hayatına dokunan bu merkez, hastalara ulaşım açısından da önemli avantajlar sağlıyor.
Protestoda, hastaların tedavilerine nerede devam edeceği konusunda belirsizlik yaşandığına işaret edildi. Devir hazırlıklarının özellikle dar gelirli hastalar için endişe kaynağı olduğu dile getirildi. Aynı zamanda, yeni yapılması planlanan 600 yatak kapasiteli hastane binasının tamamlanma süresi ve kullanımıyla ilgili belirsizlikler de tartışma konusu. Bakanlık kaynaklarına göre, projenin toplam maliyeti 8 milyar TL civarında ve inşaat 2027 yılında tamamlanacak. Bu süreçte, sağlık hizmetlerine devam ve eski hastanenin yeni kullanım amaçları yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, platform ve katılımcılar, hastanenin mevcut işlevinin korunması ve geliştirilmesi gerektiği vurgusunu yaptı. Sağlık hizmetlerinin rant amacıyla değil, gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşması gerektiğini dile getirdi. Açıklama, ‘Her işin başı sağlık olsun, rant değil’ sözleriyle sona erdi. Bu gelişmeler ışığında, hastane çalışanları, hastalar ve siyasi temsilciler, konuya ilişkin görüşlerini paylaştı.
