Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, Girne açıklarında meydana gelen ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği, 20 kişinin ise kayıp olarak arandığı gemi kazasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Dobrucalı, geminin hemen batacak bir yapıda olmadığını vurgulayarak, sistemlerin ve yapısal tasarımın kazadan sonra stabil kalmasını sağladığını belirtti. Bu geminin, yüksek hız yapabilen, fiberden imal edilmiş ve yüksek sürat sınıfında bir kodla tanımlanan deplasman tipi bir gemi olduğunu hatırlattı. Ayrıca, hasar almasına rağmen geminin batmadan durabilecek teknolojik özelliklere sahip olduğunu belirtti. Olası kazalarda, mürettebatın ve yolcuların hayatını korumak için uygulanan prosedürlerin detaylarını anlatan Dobrucalı, “Her gemide olduğu gibi bu gemide de yeterli sayıda can yeleği ve can salı bulunuyor. Gemiyi terk etmek için gereken eğitim ve donanımlar hazır durumda. Ayrıca, gemi liderliği, acil durumlarda yolcuların en uygun şekilde tahliyesini sağlamak için çeşitli roller ve role dayalı eğitimler alıyor” dedi. Kazanın ardından geminin baş tarafında çıkan patlamanın ve suyun gemiye hızla sirayet etmesinin, kazanın ciddi bir ihlal veya teknik arıza olup olmadığını araştırdıklarını gösterdiğini aktardı. Geminin Girne Limanı’ndan çıkan ve Mersin’in Taşucu Limanı’na gittiği sırada, kötü hava koşulları nedeniyle sıvışmayı zorlaştıran bir durum yaşandığını ifade etti. Bu olaylarda, en kritik aşamanın, kara kutunun detaylı şekilde incelenerek gerçek nedenlerin ortaya çıkması olacağını da sözlerine ekledi. Denizcilik uzmanları, gemideki kara kutulardan alınacak bilgilerle, kazanın tam nedeninin netleşeceğini belirtiyor. Ayrıca, geminin yaptığı seyir sırasında meydana gelen patlama ve suyun girişinin, önceden tespit edilebilecek teknik bir arızanın sonucu olup olmadığının araştırıldığını vurguladılar. Gemi mürettebatının hepsinin onaylı ve güncellenmiş ‘gemi adamı’ ehliyetlerine sahip olduğunu ifade eden Dobrucalı, bu ehliyetlerin, gemideki eğitimlerle ulaşılan ve tecrübelerle pekiştirilen yeterlilikler olduğunu söyledi. Ayrıca, yeni ve eski kullanıcıların da bu belgelerle çalışmaya devam ettiğini belirtti. Son olarak, kazada kullanılan can sallarının neden kullanılmadığı veya yeterli olup olmadığının inceleneceğini ifade eden uzmanlar, gemi batmadan önce, karar verilmişse, can salları ve can yeleklerinin acil tahliye için hazır tutulduğunun altını çizdi. Olayın tüm detaylarının ve nedenlerinin, yapılacak kapsamlı incelemeler sonucu netlik kazanacağı tahmin ediliyor.
Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, Girne açıklarında gerçekleşen ve 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de kayıp olarak arandığı gemi kazasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Dobrucalı, geminin şu anki durumunun hemen batacak bir yapıya sahip olmadığını belirtti. Bu tip yüksek hızlı fiber gemilerin, normale göre daha gelişmiş stabilite sistemleriyle tasarlandığını ve hasar almasına rağmen batabilecek kadar kötü bir duruma gelmediğini ifade etti. Ona göre, gemi teknolojileri sayesinde, kaza anında bile geminin suyun üzerinde durabilmesi ve mürettebatın ya da yolcuların tahliyesi mümkün hale geliyor. Olası kazalarda kullanılacak prosedürleri anlatan uzman, gemide yeterli sayıda can yeleği, can salı ve acil tahliye donanımlarının bulunduğunu ve bunların kullanımına hazır olduğunu söyledi. Ayrıca, mürettebatın ve kaptanın, eğitimli ve onaylı ‘gemi adamı’ ehliyetleriyle, acil durumlar karşısında gereken tatbikatları aldığını belirtti. Çok sayıda yolcunun can yeleği giydiği bilinen olay yerinde, can salının kullanılmamış olması dikkat çekmiş. Dobrucalı, bu durumun, genelde kazaya karar verilmişse ve hazırlıklar tamamlandıysa, acil tahliyede kullanılmak üzere gemide bulundurulan can sallarının patlatılarak devreye sokulması gerektiğini söyledi. Olayın gerçek nedeni ve detaylarının ortaya çıkması için, ilgili ekiplerin kara kutu incelemelerinin sürdüğünü belirtti. Ayrıca, geminin Girne Limanı’ndan kalkış yaptığı ve kötü hava şartlarının kazayı tetiklediğinin düşünüldüğünü aktardı. Bu tip deniz kazalarında, özellikle patlama ve suyun hızlı girişinin, büyük bir arıza veya ihmal sonucu olup olmadığını araştırdıklarını vurguladı. Sonuçta, tüm bu süreçlerin, kazanın tam sebebine ulaşmak ve önleyici tedbirleri belirlemek amacıyla çok yönlü bir incelemenin konusu olacağını sözlerine ekledi.
