Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleşen Temmuz ayı 2. Olağan Meclis Toplantısı’nda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kayapa bölgesine kurulması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi hakkında endişelerini dile getirdi. Başkan Özdemir, ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü eleştirerek, bunun toplam kapalı alanın sadece yüzde 1’ine karşılık geldiğine dikkat çekti. Ayrıca, atıkların tesise taşınmasını sağlayacak aktar istasyonlarının yerleri konusunda da net bir bilgi olmadığını vurguladı.
Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in Bursa için taşıdığı değeri anlatırken, ilçenin Türkiye’nin en gelişmiş bölgelerinden biri olduğunu belirtti. Nilüfer’in %75’i tarım, orman ve mera alanı olarak kullanılıyor, yaklaşık 600 bin nüfus burada yaşıyor ve bölgeye Bursa Uludağ Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, 6 sanayi bölgesi ve 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmesiyle iş dünyasının önemli merkezlerinden biri konumunda.
Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını ve yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını aktaran Özdemir, örnek olarak Yenişehir Kirazlıyayla’daki tesisi gösterdi. Orada da risksiz denilen tesisin, geçen yıl havuzların çökmesiyle suların kirlenmesine neden olduğunu hatırlattı. Özdemir, söz konusu tesisin trafik yükü ve deprem riski nedeniyle bölgeyi tehdit ettiğini dile getirdi.
Günlük en az 500 araç giriş çıkış yapacak olan bu tesisin, halihazırda yoğun olan ulaşım aksını tamamen tıkayacağını ifade eden Özdemir, Kayapa ve Hasanağa bölgesinde trafik tıkanıklığının arttığını ve yüzlerce çöp kamyonunun bu bölgeye çıkmasının yönetimi imkânsız hale getireceğini düşündüğünü belirtti.
Başkan Özdemir, ulaşım sorunlarının yanı sıra, projenin ciddi bir afet riski taşıdığını de dile getirerek, tesisin kurulmak istendiği alanın aktif fay hattı üzerinde olduğunu vurguladı. Olası bir depremin bölgeye vereceği zararın boyutlarına değinen Özdemir, bölgenin yapısının s pleinement yüksek olduğunu ve su geçirgenliğinin çok fazla olduğunu ifade etti.
İlçe halkının ve Nilüfer Belediyesi’nin bu proje ile ilgili taleplerinin araştırılmadığını ve halkın istemediği bir projenin hayata geçmemesi gerektiğini belirten Özdemir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan izinlerle bu alanın kırsal turizm bölgesi ilan edilmesini önerdi. Ayrıca, bölgeyi halkın kullanımına açmayı amaçladıklarını söyledi.
Nilüfer’in turizm potansiyelini arttırmak amacıyla yapılacak çalışmaların, onu dünyaya tanıtmayı hedeflediğini de kaydeden Özdemir, Japonya’dan gelen turizm ekiplerinin iki yıl önce açıkladığı en iyi 30 şehir listesinde Nilüfer’in yer almasının, ilçenin doğal güzellikleri, gölü, sanatı ve kültürüyle hak ettiğinin göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.
Son olarak, Özdemir, halkın ve Nilüfer Belediyesi’nin bu projeye karşı olduğu görüşünü yineleyerek, yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde vatandaşın sesine kulak vermesi gerektiğini vurguladı. Bu noktada henüz geri dönüşü olmayan adımlar atılmadan, ortak akılla doğru kararlar alınması gerektiğini sözlerine ekleyerek toplantıyı tamamladı.
