Çalışanların maaşlarının büyük çoğunluğunu elden ödeyerek resmi kayıtlardan kaçınan işverenlere karşı denetimler sıklaştırılıyor. Kayıt dışı uygulama olarak isimlendirilen bu yöntem, çalışanların emekli maaşı, kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik haklarında ciddi kayıplara yol açmakta ve devletin vergi ile prim gelirlerini olumsuz etkilemektedir.
SGK uzmanı İsa Karakaş, banka üzerinden ödeme zorunluluğunun son yıllarda önemli derecede genişletildiğine dikkat çekti. Karakaş, Borçlar Kanunu, Basın İş Kanunu, Deniz İş Kanunu ve İş Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle, ücret ve tazminat ödemelerinin banka vasıtasıyla yapılmasının zorunlu hale getirildiğini belirtti. Bu uygulama, işverenlerin ödemelerini kanıtlamasını kolaylaştırmakta ve şeffaflık sağlamaktadır.
İlk olarak 2009 yılında 10 çalışanı bulunan işletmeleri kapsayan bu zorunluluk, 2016 yılında 5 çalışana indirildi. Geçen yıl yapılan yeni düzenlemeyle ise, 3 ve üzeri çalışanı olan tüm işyerleri için geçerli hale geldi. Ayrıca, banka şubesinin bulunmadığı yerlerde ödemelerin PTT aracılığıyla yapılması da mümkün olmakla birlikte, tutarın ödendiği kalemler açıkça hesap dökümünde belirtilmeli. Kurala uyulmaması halinde, çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.
İşverenlerin karşılaşacağı para cezaları ise oldukça yüksek seviyede. 2026 yılı itibarıyla normal işçi başına 2.734 TL, gemi adamı başına 36.211 TL ve gazeteci başına 45.278 TL ceza öngörülmekte. Ayrıca, maaş bordrosunda imza bulunmaması veya ödemelerin banka dışında yapılması halinde, SGK tarafından 396 bin 360 TL’ye varan idari para cezaları uygulanabilir. Bu önlemler, ödeme sürecinde şeffaflığı artırmayı ve kayıt dışı uygulamaların önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
