Yerli nükleer santral projeleri ve teknolojik gelişmeler, Türkiye’nin enerji stratejisinde yeni bir dönemi işaret ediyor. İstanbul’da düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi, sektör temsilcileri ve uzmanları bir araya getirerek Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki ilerlemesini detaylıca masaya yatırdı. Zirvede, teknolojinin ve insan kaynağının gelişiminin yanı sıra, ulusal yol haritasının önemi vurgulandı. IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, nükleer enerjinin yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını, geniş bir teknoloji ve sanayi ekosistemi gerektirdiğine dikkat çekti. Geliştirilecek projelerin sürdürülebilirlik ve yenilik açısından büyük önem taşıdığını belirten Bayar, özellikle küçük modüler reaktörlerin (SMR) de bu alana entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Necati Yamaç, Türkiye’nin nükleer sanayi yol haritasını oluşturmakta en büyük engelin mevcut üretim kapasitesinin doğru analiz edilmesi olduğunu vurguladı. Üretim imkanlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi ve bu çerçevede eğitimlerin artırılması gerektiğine işaret etti. Salih Sarı ise ulusal nükleer programının daha da güçlendirilmesi zorunluluğuna değindi. Yatırımların ve kurumsal altyapının geliştirilmesinin, nitelikli insan kaynağının sayısının artırılmasının önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin sadece santral kuran değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke olması gerektiğini dile getirdi. Sarı, nükleer sektöründe nitelikli personel yetiştirilmesinin, güvenlik ve verimlilik açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda, santral operatörlerinin teorik ve uygulamalı eğitimlerle donatılmasının ve psikolojik değerlendirmelerin yapılmasının önemli olduğu belirtildi. Türkiye’nin yerli nükleer teknolojisini geliştirme ve İhracat potansiyelini artırma hedefine ulaşması için güçlü bir iş birliği ve altyapı inşasının şart olduğu sonucu öne çıktı.
