Güneş Bilimleri Enstitüsü’ne bağlı Güneş Astronomisi Laboratuvarı, 3 Haziran’da gerçekleşen güçlü güneş patlamalarının ardından çarpıcı gelişmeler kaydedildiğini açıkladı. Güneş’in yüzeyinde meydana gelen büyük patlamalar sonucu, nötr hidrojen bulutlarının parçalara ayrıldığı ve bu olayın hemen ardından “siyah patlama” olarak adlandırılan durumun oluştuğu gözlemlendi. Bu hidrojen bulutlarının, güneşin parlak yüzeyini sarmış gibi görünmesine neden olan bu olayda, korona bölgesinde parçalanma yaşandığı belirtildi. Laboratuvar açıklamasında, ikinci güçlü patlamanın Moskova saatiyle 10.00’da gerçekleştiği ve bu patlamanın nötr hidrojen bulutunu kopardığını vurguladı. Bu bulutlar, Güneş’in sıcak atmosferinden gelen ışımaya neredeyse geçirimsiz hale gelerek, fotonların hidrojenin iyonlaşmasına harcanmasını sağlıyor ve bu tabakanın birçoğunun “yok olması”na yol açıyor. Bilim insanları, “Sonuçta Güneş’in yüzeyinde sanki siyah bir örtü varmış gibi görünmeye başlıyor. Bu örtü, nötr hidrojen tamamen iyonlaşana kadar veya Güneş diski dışına çıkana kadar sürdürülebilir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, olayın görsel etkisinin yüksek olduğunu ve “wow-effect” diye adlandırılan ilgiyi çektiğini belirtti. Laboratuvar, hidrojen bulutunun bir kısmının Dünya’ya doğru hareket ettiğini ve atmosferdeki üst katmanlara ulaşma ihtimali olduğunu açıkladı. Bu parçacıklar soğuyup yer yüzeyine inebilir, kayaçlar ve okyanuslar tarafından tutulabilir veya bitkiler tarafından emilebilir. Ayrıca, 3 Haziran’da Güneş’te beş C sınıfı, iki M sınıfı ve bir X sınıfı patlama olmak üzere toplamda onlarca güçlü patlama gerçekleşti. Bu olaylar, yaklaşık iki ay önceki 24 Nisan olaylarındaki benzer patlamaları hatırlattı. Güneş patlamaları, yaydıkları X-ışını enerjisine göre A, B, C, M ve X olmak üzere çeşitli sınıflara ayrılıyor ve Dünya’da manyetik fırtınalara sebep olabiliyor. Bu fırtınalar, elektrikte aksamalar, iletişimde bozukluklar ve elektrik altyapısında sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca, artan güneş aktivitesi kutup ışıklarının görülme sıklığını artırırken, bilim dünyası manyetik fırtınaların insan sağlığı üzerindeki etkilerinin henüz netliğe kavuşmadığını belirtiyor.
