Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Babacan’ın Gazze ve İç Politika Değerlendirmeleri: Talepler, Kefalet ve Komisyon Çalışmaları

Babacan’ın Gazze ve iç politika değerlendirmeleri: talepler, kefalet ve komisyon çalışmalarıyla güncel analizi.

Babacan’ın Gazze ve iç politika değerlendirmeleri: talepler, kefalet ve komisyon

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gazze sürecinde Türkiye’nin ABD Başkanı Donald Trump’a kefil olduğu yönündeki değerlendirmeleri yorumladı. Barış sürecindeki imzaların bir zafer teşkil etmediğini vurgulayan Babacan, Filistin Devleti’nin kurulması ve Netanyahu’nun savaş suçları açısından yargılanması halinde zaferden söz edilebileceğini belirtti. TBMM’deki komisyon çalışmaları hakkında ise, Öcalan’ın komisyona iletmek istediklerinin faydalı bulunması gerektiğini ifade etti. Babacan, parti genel merkezinde gazetecilerle yaptığı görüşmede iç ve dış politikadaki gelişmeleri aktardı.

“Erdoğan’ın imzası olan anlaşma İsrail’in güvenliğini öne çıkarıyor” Trump’ın barış planını açıkladığını, bunun tek taraflı bir deklarasyon olduğunu ve beş ülkenin istihbarat birimlerinin Mısır’da buluştuğunu kaydeden Babacan, ABD, İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye ile Hamas’ın dahil olduğu bu süreçte, İsrail’in “dolaylı görüşme” ifadesiyle yürütülen bir belgeyle karşı karşıya olduğumuzu ifade etti. Belgenin aslında barış planının ilk aşaması niteliğinde olduğunu söyledi.

Babacan’ın Gazze ve İç Politika Değerlendirmeleri: Talepler, Kefalet ve Komisyon Çalışmaları

13 Ekim’de dört liderin masada olduğunu, diğerlerinin arkada kaldığını belirten Babacan, söz konusu belgede ABD ve İsrail’le ilgili imzaların ön planda olduğunu, diğer tarafların ise arkada kaldığını vurguladı. Türkiye’nin bu süreçte ilk kez İsrail’in güvenliğini önceleyen bir anlaşmaya imza attığını söyledi.

“Anlaşmada Filistin direnişi ‘terörle mücadele’ olarak geçiyor” Barış metninin Filistin direnişini ‘terörle mücadele’ olarak nitelemesi eleştirdi. İnsani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının öne çıktığını söyleyen Babacan, Doğu Kudüs ve işgal konuları ile ilgili ifadelerin metinde yer almamasını endişeyle karşıladığını belirtti.

Gerçek Filistin davasının geçmişten gelen köklü konularını hatırlatan Babacan, 242 ve 338 sayılı BM kararlarına atıf yaptı. İşgal ifadesinin metinde geçmemesi, Doğu Kudüs hakları ve Filistinli mültecilerin dönüşüyle ilgili konuların eksik olduğunu ifade etti. İsrail’in güvenliği odaklı bir yaklaşımın bulunduğunu savundu.

“Türkiye, Trump’a kefil oluyor” İmzaların farklı şekillerde okunabileceğini söyleyen Babacan, Trump’ın bu süreçte “kefalet” rolünü üstlendiğini öne sürdü. Barış için imzaların atıldığı iddiasını eleştirerek, Türkiye’nin bu süreçte dolaylı bir destek verdiğini ve bu durumun endişe verici olduğunu ifade etti.

“Trump- Erdoğan görüşmesi ve meşruiyet tartışmaları” Meşruiyet konusunu iki açıdan değerlendiren Babacan, karar süreçlerinde Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi dışlamasına rağmen ülkenin önemli bir rolü olduğunu belirtti. Siyasi meşruiyetin seçim sonuçlarındaki konumla belirlendiğini vurgulayarak, iç politikadaki operasyon ve zayıflama risklerini de bu çerçevede değerlendirdi.

“Zafer, Filistin’in kurulması” Babacan’a göre zafer, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla veya Netanyahu’nun uluslararası mahkemelerde yargılanmasıyla netleşir. Şu anki durumun bir ateşkes olduğunu belirten Babacan, bunun uzun vadeli bir çözüm olmadığını, 67 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini ancak artık kan akmaması gerektiğini söyledi.

“ABD ilişkileri normal diplomatik kanallardan gitmiyor, akrabalar üzerinden ilerliyor” Washington’daki ikili ziyaretin zamanlamasının önemli olduğunu söyleyen Babacan, Trump’ın oğlunun İstanbul’a gelmesiyle başlayan sızıntılar ve bu ziyaretlerin devletler arası ilişkileri nasıl etkilediğini tartıştı. Diplomasi usulleri konusunda usul ve kurumların önemine dikkat çekti.

“Erdoğan’ı refleksleri zayıflamış gördüm” Görüştüğü görüşmelerin basına yansıması konusundaki süreci eleştiren Babacan, basın temaslarının planlanması nedeniyle Erdoğan’ın reflekslerinin zayıflayabildiğini savundu. Patrikhane ve diğer gündemler üzerinden süregelen konuların da basına sızmasıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.

“Terörsüz Türkiye komisyonu” Komisyonun ilk görevinin örgütün fesih süreci için yasal zemin hazırlamak olduğunu ifade eden Babacan, sınırların ötesindeki örgüt elemanlarının durumu ve hapishanelerdeki uygulamaların ele alınması gerektiğini kaydetti. İkinci aşamada ise hak ve özgürlükler üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Bahçeli’nin Alevi vatandaşların taleplerini gündeme getirmesini olumlu buldu.

“Öcalan’ın komisyona bilgi aktarması önemli” Öcalan’ın iletişim trafiğinin belirli kurallar içinde yürüdüğünü ve bu süreçte komisyona aktarılacak görüşlerin önemi üzerinde durdu. Komisyonun Öcalan’ın görüşlerinin nasıl iletileceğini, lojistiğini ve yöntemini tartışması gerektiğini kaydetti. Prensip olarak Öcalan’ın görüşlerinin komisyona iletilmesini faydalı buldu.

“İktidarda yolsuzlukla mücadele iradesi yok” Yolsuzlukla mücadelede ülkenin tüm kurumlarını adapte etmek gerektiğini savunan Babacan, Kamu İhale Yasası’nı AB standartlarına getirmenin mali ve toplumsal faydalarını vurguladı. Deprem konutları ve imar düzenlemelerindeki harcamalarda artışlar olduğuna dikkat çekti ve kayıt dışı ile ilgili tecrübelerinden yola çıkarak çözüm önerilerini paylaştı.

TBMM açılış resepsiyonundaki o fotoğraf Resepsiyonlarda oturma düzenlerinin hiyerarşiyi tetiklediğini, Erdoğan ile DEM ve MHP temsilcilerinin bir araya gelmesinin ardından ortamın sakinleştiğini aktardı. Basınla olan etkileşimlerin bu süreçte nasıl ilerlediğini anlattı.

Erdoğan’ın adaylığı 2023 öncesinde YSK’ya dilekçe vererek Erdoğan’ın üç dönem kuralı bağlamında aday olamayacağını belirten Babacan, Anayasa gereği Meclis’in 360 oyu ile adaylık konusunun değerlendirilebileceğini ifade eden bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Hukuki kriterler üzerinden konunun ele alınması gerektiğini vurguladı.

Ali Babacan, Gazze sürecindeki gelişmeleri analiz ederken Türkiye’nin Trump’a kefalet iddialarını da masaya yatırdı. Barış planlarının sadece geçici bir ateşkes olduğunu belirterek, uzun vadeli çözümler için Filistin devleti ve uluslararası adalet konularına vurgu yaptı. Komisyon çalışmalarıyla ilgili öne çıkan konuları da paylaştı.

İmzaların yorumu Barış planlarının ilk aşaması olarak görülen belgelerin, barış tanımıyla uyumlu olmadığını söyledi. Özellikle Filistin davasının temel haklarının metinde netleşmediğini belirtti. Doğu Kudüs ve işgal konularının metinde yeterince işlenmemesini eleştirdi.

ABD-İsrail-ülkeler ilişkileri Türkiye’nin bu süreçteki rolünü “kefalet” olarak nitelendirdi. ABD’nin bu desteğinin, savaş suçları açısından tartışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti. İmzaların zımni etkilerine dikkat çekti.

Meşruiyet ve iç siyasi dinamikler Meşruiyetin hukuki ve siyasi boyutlarını ayırarak değerlendirdi. İç politikadaki operasyonlar ve belediyelere yönelik baskıların, meşruiyet konusundaki kaygıları nasıl şekillendirdiğini anlattı.

Filistin davasında zafer tanımı “Zaferin” bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve Doğu Kudüs’ün başkent olması ya da Netanyahu’nun yargılanmasıyla netleşeceğini söyledi. Mevcut ateşkesin uzun vadeli bir çözüm olmadığını, insani sonuçların unutulmaması gerektiğini belirtti.

Diplomasi yaklaşımları ABD-İsrail ilişkilerinin akrabalık ve ticari ilişkiler üzerinden sürdürülmesini eleştirdi. Diplomatik kanalların önemine vurgu yaptı ve resmi kurumların rolünün korunması gerektiğini ifade etti.

Komisyon çalışmaları ve Öcalan Komisyonun ilk görevi örgütün fesih sürecinin yasal zemini için çalışmaktır. Öcalan’ın görüşlerinin komisyona iletilmesi gerektiğini belirten Babacan, bu sürecin lojistik ve yönteminin netleşmesi gerektiğini söyledi.

Yolsuzlukla mücadele ve imar Kayıt dışı ekonomiye karşı güvenilir politika ve AB standartlarına uyum vurgusu yapan Babacan, imar konularında adil ve şeffaf uygulamaların hayata geçirilmesini önerdi. Deprem konutları başta olmak üzere maliyetlerin düşürülmesi ve kamu alımlarında tasarruf sağlanması gerektiğini belirtti.

Erdoğan’ın adaylığı Meclis’in 360 oyu ile adaylık ihtimali üzerinde durduklarını söyleyen Babacan, anayasa süreci ve hukuki çerçeve içerisinde hareket ettiklerini belirtti.

Milli Savunma Bakanı Güler, Senegal Bakanı Diop ile mutabakat zaptı
Sıradaki Haber Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Senegal Silahlı Kuvvetler Bakanı’nı kabul etti