Birlikte hareket çağrısı ve köyler için endişeler
Toplantıya Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Çevre Meclisi Başkanı Özge Sivrioğlu, DOĞADER Başkanı Murat Demir ile bölge köy muhtarları ve dernek temsilcileri katıldı. Gösterilen kaygılar arasında, bölgenin tarım ve içme suyu kaynaklarının korunması ön planda değerlendirildi.

Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, firmanın ÇED kapsamında yaklaşık 100 bin metrekarelik bölümü için madencilik planı yaptığını açıkladı; toplam ruhsat alanı ise 260 bin metrekare olarak görüldü. Akkuş, patlatma ve marn çıkarımının çevre üzerinde olumsuz etkileri olacağını belirtti.

Patlatma süreçlerinin heyelan riski bulunan Fevziye bölgesinde kıyı etkilerini artırabileceğine işaret eden konuşmacılar, toz kirliliğinin köylere kadar ulaşabileceğini ve tarımsal ürünlere zarar verebileceğini dile getirdi.
Geçmiş tecrübelerden çıkarılan dersler kapsamında Orhangazi örneğine atıfta bulunularak, “10 yıl önce tek bir maden ocağı varken bugün 20’nin üzerinde maden ocağıyla karşı karşıya kaldılar” ifadesi kullanıldı ve bölgedeki dönüşümün dikkatle değerlendirileceği vurgulandı.
Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, jeolojik yapıya değinerek marnın çimento hammaddesi olduğunu, fakat dinamitle patlatmalı madenciliğin yoğun toz kirliliğine yol açacağını söyledi. Rüzgârla taşınan tozun köyler ötelerine kadar ulaşabileceğini ve tarımsal üretimi etkileyebileceğini belirtti.
DOĞADER Başkanı Murat Demir, bölgenin doğal varlıklarını ve denizini korumak için 20 yıldır mücadele verdiklerini hatırlatarak, erken bilinç ve hukuki iş birliği çağrısı yaptı. Dava yolu ve hak arama süreçlerinin ortak hareketle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantıda muhtarlar ve dernek temsilcileri, tarımsal geçim kaynakları, su kaynakları ve yaşam alanlarının korunması yönündeki kararlılıklarını açıkladı. Katılımcılar, ÇED sürecinin yakından takip edilmesi ve hukuki itiraz süreçlerinin başlatılması yönünde ortak karar aldı.
Verilen bilgilere göre toplantı sonrasında 19 Ekim Pazar günü bir eylem planı duyuruldu ve bölge köylülerinin doğal varlıklarını ve tarımsal üretimini korumak amacıyla birlikte hareket edilmesi kararlaştırıldı.

