Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ciner Grubu’nda Yakalama Kararı ve Yeni Yetkiler

Ciner Grubu’nda yakalama kararı ve yeni yetkiler: gelişmeleri analiz eden kapsamlı bir özet ve etkili sonuçlar.

Ciner Grubu’nda yakalama kararı ve yeni yetkiler: gelişmeleri analiz eden

Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında Ciner Grubunun sahibi iş insanı Turgay Ciner hakkında yakalama kararı çıkarılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Çağatay, Can Holding soruşturması kapsamında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığını belirtti ve Park Holding’e kayyum atandığını hatırlattı. Turgay Ciner’in şu an Londra’da bulunduğunu, yakın çevresinden 10 kişi için gözaltı kararları olduğunu, bazı isimlerin tutuklu bazıların ise adli kontrolle serbest bırakıldığını söyledi. Dosyada “kara para aklama” iddialarının konuşulduğunu ancak buzdağının sadece tepesinin görüldüğünü ifade etti. Londra’daki “çakma finansçıları” ve bir bankanın bu dalgadan etkilenebileceğini öne sürdü. Ayrıca TMSF’ye verilen yeni yetkilerle şirketlere el koyma zemininin genişlediğini belirtti ve TÜSİAD’ın bu konudaki uyarılarını hatırlattı. Bu süreç yalnızca bir kişiye ya da gruba özgü olmayabilir; varlıklarını yurt dışına taşıyan pek çok iş insanı, iktidara yakın olsun olmasın, benzer risklerle karşı karşıya kalabilir.

„Ciner’in asıl ağırlığı medya satışından çok madencilikte“ diyen Çağatay, sözlerini şöyle sürdürdü: Beypazarı ve Kazan çevresindeki trona/soda külü üretimi, camdan deterjana pek çok sektörde kritik girdileri temin ediyor. Doğal trona tabanlı üretim, Çinli mühendislerin getirdiği proseslerle derin yataklardan yüksek verimde yapılıyor ve yıllık gelirinin yaklaşık 1 milyar dolar civarında olduğu konuşuluyor. Şişecam ile yürütülen iş birlikleri de bu durumun parçası olarak öne çıkıyor. Buna rağmen kamu kesiminden emekli üst düzey bürokratları danışman olarak kullanmak, hukuki süreçleri durdurmuyor. Geçmişte medyada kurulan siyaset-ticaret bağlarının da kalıcı bir kalkan oluşturamadığını gördük. Kısacası operasyonun genişleyebileceğini belirten Çağatay, “akacak kan damarda durmaz” ifadesini kullanarak sürecin sonunda genelde sonuna kadar gidileceğini vurguladı.