Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yağmur Suyu Hasadı Teknolojileriyle Sürdürülebilir Kentler İçin Yeni Perspektifler

Yağmur suyu hasadıyla sürdürülebilir kentlere yeni perspektifler sunan teknolojiler ve uygulamalarla şehir yaşamını güçlendirin.

Yağmur suyu hasadıyla sürdürülebilir kentlere yeni perspektifler sunan teknolojiler ve

PEYZAJDER tarafından düzenlenen çevrim içi etkinlikte, sürdürülebilir kent politikaları ve iklim kriziyle mücadele kapsamında yağmur suyu hasadı teknolojileri ele alındı. Hydrain Su ve Mühendislik Teknolojileri’nden Yüksek Mimar Ebru Ademoğulları, katılımcılara yağmur suyunun verimli ve çevreci kullanımına ilişkin yenilikçi çözümler sundu.

Etkinliğe PEYZAJDER Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim ile Hydrain ekibinden Ademoğulları’nın yanı sıra derneğin yönetim kurulu üyeleri, peyzaj mimarlığı öğrencileri ve kamu çalışanları katıldı. “YENİ BAKIŞ AÇILARI KAZANACAĞIZ” başlığıyla açılış konuşması yapan Sevim, derneğin hedeflerini şu sözlerle özetledi: bilimsel bilgiler ile uygulamayı bir araya getirerek kentlerimizin ve doğamızın geleceğini güvence altına almak, sürdürülebilir çevre politikaları ve nitelikli peyzaj uygulamaları geliştirmek amaçlarımız arasındadır. Hydrain’in Yüksek Mimar Ebru Ademoğulları’na teşekkür eden Sevim, yağmur suyunun toplanması, depolanması ve çeşitli uygulamalara entegrasyonu konusunda yenilikçi bakış açıları kazandırılacağını vurguladı.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN ANAHTARI BURADA GÖZ KIRIYOR” diyerek sunumuna başlayan Ademoğulları, yağmur suyu hasadının çevre ve kent altyapısı açısından taşıdığı önemi vurguladı. “Yağmur suyunu topluyor, filtreliyor ve farklı kullanım alanlarına entegre ediyoruz. Bakım onarım maliyeti düşük, verim yüksek olmalı; çünkü sürdürülebilirliğin anahtarı burada gizli” diye konuştu.

EN ÇOK TERCİH ETTİĞİMİZ SU YAĞMUR SUYU” başlıklı bölümde tasarım süreçlerine değinen Ademoğulları, çatıdan gelen suyun en az kirleticiye maruz kalan kaynak olduğuna işaret etti. Filtrasyon sistemleri çatı alanına uygun şekilde boyutlandırılırken, kuş pisliği ve yaprak gibi atıklar suya karıştırılmadan ayrıştırılıyor. Sistemler vortex prensibiyle çalışır, kendi kendini temizler ve yalnızca %5’lik su temizlik için kullanılır; %95’i doğrudan depoya gider ve depodaki koku ile çamur sorunları azaltılır.

“KURAKLIKLA MÜCADELEDE BÜYÜK AVANTAJ” başlığı altında geleneksel yöntemlerle modern çözümler karşılaştırıldı. Ademoğulları, UV ışınları nedeniyle açık sistemlerde suyun hızla kirlenme ve buharlaşma kayıplarının yüksek olduğunu belirtirken, modüler sistemlerin üstüne otopark ya da spor sahası gibi alanlar kurulabileceğini, yer altında su kaynaklarını besleyebileceğini vurguladı. Böylece kuraklıkla mücadelede önemli avantajlar sağlandı. “Suyu yerinde toplamak, filtrelemek ve yeniden kullanmak—hem çevresel hem de ekonomik açıdan daha anlamlıdır” ifadelerini kullandı.

Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle etkinlik tamamlandı.