Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursalı mimarlar: Rant odaklı politikalar terk edilmeli

Bursalı mimarlardan rant odaklı politikaları eleştiren zihin açıcı bir analiz. Sürdürülebilir planlama ve etik kentleşme için rehber niteliğinde.

Bursalı mimarlardan rant odaklı politikaları eleştiren zihin açıcı bir analiz.

Gölcük merkezli 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nin 26. yılında, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi yazılı bir açıklama yayımladı. Depremin, Türkiye’nin son yüzyılında yaşanan en büyük felaketlerden biri olduğunu hatırlatan Şube, afet risklerinin azaltılmasına yönelik yeterli adımların atılmadığını vurguladı. “DEPREMLER AFETE DÖNÜŞÜYOR” ifadesiyle başlayan açıklamada, ülkemizin topraklarının tamamının deprem riski altında olduğuna dikkat çekildi.

Bilimsellikten uzak kentleşme ve imar rantına dayalı yapılaşmanın, yurttaşlarımızı güvensiz çevrelerde risk altında bıraktığı belirtildi. Doğal bir olay olan depremlerin, bu politikalar yüzünden afete dönüşebileceği kaydedildi. 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir, 2022 Düzce ile 2023 Kahramanmaraş-Hatay depremlerinde 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, 100 binden fazla kişinin ise yaralandığı hatırlatıldı.

2025 DEPREMLERİ UYARI NİTELİĞİNDE ifadesiyle başlayan bölümde, 2025 yılında İstanbul (23 Nisan) ve Balıkesir’de (11 Ağustos) meydana gelen sarsıntıların Marmara Bölgesi için beklenen yeni afet risklerini gözler önüne serdiğine dikkat çekildi. Şube, Marmara Depremi’nin ardından 26 yıl geçmesine rağmen kentlerin hâlâ afetlere hazırlıksız olduğunu belirtti. Kentsel ve kırsal alanların imara açılarak sermaye araçlarına dönüştürüldüğüne işaret eden açıklama, rant odaklı planlama ve yapılaşma politikalarının terk edilmesi gerektiğini vurguladı.

Mimarlar Odası Bursa Şubesi, deprem kayıplarının sorumlularının bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini dile getirdi. Devlete, tüm yurttaşlara eşit, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri sağlama yükümlülüğü hatırlatıldı. Afet yönetiminin, bilim insanları, meslek odaları ve ilgili kesimlerin işbirliğiyle bilimsel ilkeler doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiği ifade edildi. Depremlerde hayatını kaybedenler saygıyla anılırken, bilimsel şehircilik ve mimarlık ilkelerine aykırı süreçlerle mücadele etmek üzere mesleki uzmanlık ve toplumsal sorumluluğun sürdürüleceği mesajı verildi.